ala kurdistan
Ey Reqîb

Zozan Kurdish Shop

Modern Ulus Devlet Temelinde Kürdistan’ın Siyasal Egemenlik Hakkı - Kadir Amaç

 Modernliğin siyaset sosyolojisi tüm zamanların en devasa krizini yaşıyor diyebiliriz.  Post-modern siyaset sosyolojisinin yaratığı en başat krizlerden biri hiç süphesiz stagflasyon (makroekonomik durum) ve siyasal egemenlik fenomenidir.  Dolayısıyla bu saatten sonra insanlık ailesinin hiçbir milleti tarım toplumuna ve imparatorluklara  transformasyon yapması mümkün gözükmüyor. Aksine milletler ailesi geri dönüşü mümkün olmayan bir sanayi, üretim, kırtasiye, bürokrasi, nükler enerji-silah, bilimsel ve teknolojik bir donanıma dayalı teritoryal ve modern  bir ulus millet oluşturma amelyesine kendini gark etmiştir.

 Bu  modern ulus devletin küresel ölçekte yürütüğü siyasal egemenlik oryantasyonunu 2003 yılında Virilio “coğrafyanın sonu”,  2005 yılında Huntington milletler ailesinin “medeniyet çatışması”, 2006 yılında ise Fukuyama “Tarihin, dinin ve ideolojinin” sonu olarak yorumlamıştı.

 Bu zaviyeden hareket eden Ernest Gellner, siyasal egemenlik ve  modern ulus devlet-millet denklemine şöyle vurgu yapar: “Ulusçuluk, öncelikle siyasal birim ile ulusal birimin çakışmalarını öngören siyasal bir ilkedir. Bu anlamda bir çok modern ulus devletin ulusçuluğun, primordial ve irredantizmin özelliklerinden mahrum oldukları halde neden Versaliyes anlaşmasıyla yaratılmıştır? Bu soruya Ernest Gellner, “Milliyetçilik” adlı yapıtında bize şöyle cevap vermektedir: Bazı ulusların göbek çukuru vardır, bazıları bunları sonradan edinir, bazılarıda yapıştırılır. Gerçektende göbek çukuru olanlar büyük olasalıkla çok azdır, zaten bunun da pek bir önemi yoktur. Önemli olan, modernliğin göbek çukuruna sahip olmayı gerekli kılmasıdır.” (1) Tam bu noktada Hegel’in dediği gibi, bir zamanlar kimsenin devleti yoktu, sonraları kimilerinin oldu ve sonunda artık herkesin  devleti var.”  gerçeğine işaret ederken; göbek çukuru olan Kürt milletinin elli milyona varan nüfusuyla hala da kendi öz toprakları üzerinde devletsiz yaşadığından haberi olmayacaktı...

 İkincisi; Ernest Gellner, “Uluslar ve Ulusçuluk” adlı yapıtında ulusculuğun toplumsal bir ontoloji olduğu, kendiliğinden var olduğu ancak ulusçu bir “uyarıcı” tarafından “acınılacak pineklemelerinden uyandırılmayı” beklemekte olduğuna şöyle vurgu yapar: Bütün umutlarını kaybetmiş tembel, miskin ve köle bir uykuya pineklenmiş milletlerin kararlı uykucular olduğunu, yani ayağa kalkıp  yükselmek, ilerlemek, özgür ve bağımsız bir millet olmak istemeyen ve uyandırılmayı şiddetle red edenlerin “kendi kendilerinin kavrayışlarını tersine çevirme imkanı” verdiğini söyler.(2) 

Gellner, “uyandırılmayı şiddetle red eden” milletlerin başında kuzey İskoçya dağlıların ve  aynı ulusal bilinçten mahrum olan Faslı berberilerin  olduğunu söyler. Bunun yanında güney Rusların, Kuzey Ruslarından farklı olduğunu, fakat Ukraynalılar gibi bunu bir ulusal veya milli bir kimlik meselesi haline dönüştürmediklerine işaret eder. Ancak Gellner, “uyandırılmayı şiddetle red eden milletler” adlı  tezinde, Kürt milletinin neden uyandırılmayı şiddetle red ettiğini konusuna değinmemesi oldukça düşündürücüdür.

Kürt milleti, İslam kardeşliği adına sığındığı ve kurtuluş gördüğü her limanın başlarına yıkıldığını, altına girmek istedikleri her şemsiyenin  yırtıldığını, üzerinde yaşadıkları  toprağın ayakları altında şiddetli depremlerle  kaydığını,  dert ve keder görmüş yüzlerini her güneşe çevirdiklerinde güneşin solduğunu gördükleri halde; bu lanet olası siyasal  İslam kardeşliğine olan güvenlerinden dolayı Gellner’ın “uyandırılmayı şiddetle red” tezinin tam da bu noktada Kürtler için geçerli olduğunu söyleyebiliriz.

 Kanatimce Kürt milletinin uyandırılmaya karşı gösterdiği bu refleksi notralize etmek için din ve siyaset sosyolojisine entellektüalist bir hafızanın öncülük etmesi gerekiyor. Çünkü İslam dini asla siyasal egemenliğe dayalı bir din değildir. İslam; kozmoloji, ontoloji ve ahlaki değerleri referans alan hermenötik bir yöntem izler…

 İkincisi; bu entellektüalist hafıza Kürdistan’ın din ve siyaset sosyolojisini fonksiyonalist, monografik, strüktüalizim çalışma yöntemlerini takip ederek dinin siyaset üzerinde, siyasetin dinin üzerindeki farmakolojik yönlerini, kitabi ve bilimsel verilerle açığa çıkarılabilinir.  Bunun yanında entropi (termodinamik) ve teoloji yasalarını  zamanın ontolojik yapısıyla ilgili, felsefik ve siyasal egemenlik konularıyla ilgili akademik çalışmalar yürütülebilinir. Bu anlamda dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan Kürdistanlı akademisyenler ve üniversite öğrencileri,  milletlerin ve Kürdistan’ın siyasal egemenlik meselesini entropi, teoloji ve ontolojik yasalar ekseninde tartışma geleneğine öncülük yapabilirler. 

İşgalci devletlerin sol görüşlü unsurları Kürdistan’ın ontolojik ve siyasal egemenlik yasalarını materyalist düşünceye tahvil ederken, İşgalci devletlerin siyasal İslamcı unsurları ise Kürt milletinin ontolojik ve siyasal egemenlik meselesini eskatoloji fantezilerine tahvil etme yöntemini kullanmışlardır.  Unutmayalım ki, fanteziler peşinde koşan sol ve islamcı unsurların siyasal ve ekonomik egemenlikleri vardır. Eğer onlar da Kürt milleti gibi köle statüsünde yaşamış, topraklarını işgalci unsurlara kaptırmış, dilleri yasaklanmış ve siyasal egemenlikleri ellerinden alınmış olsaydı acaba onlar da biz Kürtler gibi sınırsız bir dünya fantazisi kurar mıydı?

İşgalci Türk devletinin, Türk solunun ve Türk İslamcı hareketin hak-adalet ve siyasal egemenlik paylaşımında demokratikleşebileceğine inanan Kürtlerin durumu, tıpkı zifiri karanlıkta kalan şu adamın psikolojik misaline benzer:

 Zifiri karanlığa gömülen adam aniden şimşeğin çakmasıyla birlikte önünün aydınlandığını düşünerek hızlı adımlarla yürümeye başlar, ancak şimşeğin karanlığı kısa süreliğine aydınlattığını bilmeyen adam öylece kala kaldı zifiri karanlığın tam orta yerinde!

 Allah’ın izniyle bu kez İslam kardeşliği adına, milletimizin ve ülkemizin karanlıklar ortasında bırakılmasına izin vermeyeceğiz ve bu kez Mekke, Kudüs, Bağdat, Tahran, Şam ve Ankara’da olmayacağız. Allah’ın izniyle bu kez Kürdistan’ın baskenti Diyarbekir’de olacağız ve onlara şöyle diyeceğiz:  Ne siz bizim tapınaklarımızda ibadet edin ne de biz sizin tapınaklarınızda ibadet edelim! Çünkü biz artık sizin kutsal mucize yaratan kutsal tapınaklarınız uğruna, İslam ümmeti uğruna, İslam kardeşliği uğruna, halifelik uğruna, velayeti fakih uğruna, mezhep uğruna, sahabe uğruna, saltanat uğruna, imparatorluk uğruna; Ankara, Tahran, Bağdat ve Şam devleti uğruna ölmek istemiyoruz!  Biz artık sadece ve sadece ülkemizin siyasal egemenliği ve kadrişinas halkımızın özgürlüğü için ölmek istiyoruz.

Kadir Amaç

kadiramac@hotmail.com

twitter.com/KADIRAMAC

Kaynakça:

1-      Ernest Gellner, Milliyetçiliğe Bakmak, İletişim yayınları, Sayfa 101

2-      Ernest Gellner, Uluslar ve Ulusçuluk, İletişim yayınları, Sayfa 127-128  

Yorumlar

Deste Xude Te Alaa u Deste Melaikete Xude Li Ser Te Bi.

kadir heval   bu  guzel   onerilerinde  dolayi  tesekurler    aslinda  bizim  kurd halkinin ERNEST  GELLER   belittigi   miskin halklar   belirlemesinde    biz  kurtlerde  bahsetmese se  de  tip ki bizi  kurd halki icin   soylenmis  en guzel bir  ornektir    mesele  biz  kurd  halkin  SUNNISI  gunluk   allahu ekber  cagrilarin  duyar duymaz   kosar  dusmanin  dini kurumlarinda  yununu    kibleye  doner    devletin din kilikli  ajani  soylediklerini dinler   5  rekat  15  takla  attar   kendince sitres gidermis  allahin ve devletine  karsi  gorevini  yapmis    bir piskoloj ile   miskinligin uykusunu    tadini cikarir   bin yildir  yedi uyurlar gibi  uykuda   uyanmaz  ezani muhamedin din kardesligin  BIN YILDIR   KIZ VERMIS  KIZ ALMISISIZ  BIRLIK BERABERLIK    KUFLEN  mis ninilerle  kendini avutur ////   Birde  KURD  ALEVISI  Col bedevilerin talanci  kulturun   ENFAL  ganimetini  parsasini  paylasiminda   bu col de dogan dort   tuccarin dini  baronlarin ganimet   paylasma  savasin   KERBELA  colundeki  kapismalari    iki ye bolunen  islam   baronlarin    KERBELALASI  icin  yununu  kerbelaye cevirip  kendini:: doguyor  yada saz  calip  hu hu  ya  ali dyip  sema  donup  goz yasi dokuyorsa   oda  bu bin yilardir  dir  kasap  islama biz de islamin icinde yiz deyip    miziklaniyor    sa  bu kuflu  ninin lerle   uyanmasi  zor  ::: EGER  bu  kuflenmis  bayat    nininlerin  onun adina  bir   poltikaci da  soyluyorsa  ve o poltikacisi  emredip    kurdun yuregi   diyar  bakirda   islam alemin bin yilik  haklar  konfederasiyonu   adina  islam kardesligin   PASTASINI  kesip  nika  tazeliyorsa    o PASTANIN icinde  anide   isid   insan kiliklilar  canavar lar cikiyorsa    buna  da  hala    kurd halkin  IMRALI   POLTIK  KIBLESI   buna  KAPITALIST  MODERNITE   GUBRESINDE   yetismis   dir  diyorsa     ben bir  kurd   bir olarak  sunu soyluyorum   evet  kapitalis ler  bu  yer yuzunde  cikarini iyi hesapliyen bir siniftir    LAKIN     colde islamin talanci  ideolojisi   yukselisinde  642  yilinda  kurdistan  giren  halife  omerin onderliginde  ARAP  ordulari   160 bin kurdu  kalt etti  kurce konusanlarin dilini kesti kaynak  KURDISTAN  TARIHI  EKREM CEMIL PASA    islam tarinde islamin colde uc kitaye kadar dagilip bu gun 62  ulkeni  topraklarina  sahibse  bu 62  ulkeni  kiblesini  DIN patronu   SAUDIARABISTAN   bu 62  ulkede nekadar  ac  insan kilikli canar lari  finasorlugunu   yapiyorsa   onun lojistik comtanligini  da  600 yilik islamin  pasli kilicinOSMANLIN nin  torununu   veriyorsa   ve  ve bu dini butun din tucari  patlatigi  poltik  demecten  orta doguda  kurdun topraginda   birkac emirlik   arab lara verin  yok sasa bir ay icinde AVURPA  ye iki ay sonrada AMERIKAYE   bu dais  uyuzlarm   oralara yetisr deyip  dun yayai  tehdit ediyorsa  bizim  poltikacilar bu   korku ruzgarin  fisiltisini  duyup   kurdistani  cope atiyorlarsa   sozde kurd aydini yok bu ingiliz  anahtari yok kapitalis orgugut  siyonist  tasron dir  diyoesa  be bunlara sunu soyluyorum bir bir ye olarak  KURDUN  topragini isgal eden dort islam  devletir  niye bu  orgut   tasron yada  Anahtar   islam ISLAM   OLMUYOR   yaney   bunu dosunup  soylemeniz   bir an  sizin  nerenizi  kasindiriyor  anlamis degilim  siz  TUSAK   IMRANLININ  TUSAK   BEYINLI   SURUSUSU  biraz dusunup  bu dusman zincirleme   pirangada  kurtulma    sansiniz  yok mu  bir ey  KURD  AYDINI gecineneler  sizlerde

Kürt Ulusunun  bir mezhepe ihtiyaci var ise, oda Mezhebi Kürdi olmalidir.bunun disindakilerin bagnazlik ve beyin bulandirmaktan baska ne Kürt Milletine ve nede insanliga bir faydasi vardir.hata isledikleri Mezalimlikler ve gadarliklardan dolayi Tanri'yida rahatsiz etmektedirler.

selam ve saygilarimla

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Zozan Kurdish Shop