ala kurdistan
Ey Reqîb

Yorum yaz

Öcalan’ı savunan büyük adamlar! - Azad Gewer

 

Geçen yazımda da belirtmiştim, birden bire özellikle PKK'den çeşitli biçimlerde ve tarihlerde ayrılmak zorunda kalmış ve buğünde işte çeşitli çalışmaları ile siyasetten kopmayan, süreçlere ilişkin görüş belirten kesimlere yönelik bir saldırı dalgasıdır başladı.

Sürece karşı çıkanlar adı altında Türkiye’deki çeşitli kesimleri dillendirip onlara en ufak bir eleştiri yapmıyor. Sözü dönüp, dolaştırıp PKK’den ayrılanlara ve birkaç Kürt yazarçizerine getiriyor.

Kendisi, onların dile getirdiği hususlara düşünsel olarak yanıt verebilir, bu kapasitesi yok değil ama o küfür etmeyi ve aşağılamayı tercih ediyor.

Peki, neden küfre başvuruyor? Neden bu insanların dile getirdiği eleştirileri teorik olarak çürütmüyor da, aşağılıyor, küçümsüyor, hayatları ile alay ediyor. Demek ki şu anda küfürden başka dile getirebileceği bir şeyi yok. Kendisine bu süreci teorik olarak savunma görevi vermişler. Ama ne söyleyecek, İmralı’da ki anlaşmanın içeriğini bilmiyor. Orta Asya halklarını daha savunmaya kendini hazır hissetmiyor. Misaki Millinin esas sınırlarına ulaşması için yapılması gereken konferansı savunma gücünü kendinde bulamıyor.

Aslında kendisi de yeni süreci olumlayarak anlatabilecek politik kıvraklıkta değil. Geriye ne kalacak; küfür etmek! En kolay yolu da insanları hemen Öcalan ve PKK düşmanı ilan etmektir. Çünkü insanları ancak bununla ikna edebilirler. Kim ne derse hemen yok bu Öcalan’ı sevmiyor, bilmem şu PKK düşmanı, düzen adamı, tatlı yaşam adamı (halkın parasıyla Avrupa’da kurumlarda rahat koltuklarında yaşayan kendileri değilmiş gibi) diye damgalıyorlar.

Örgüt içinde de sevmediğiniz her devrimciyi Öcalan karşıtı vb suçlamalar ile tasfiye ediyorsunuz. En kolay suçlamanız bu Öcalan karşıtlığı. İnsanları en kolay ikna edebileceğiniz suçlama bu.

Neden her şeyinizi, insanların sorgusuz, sualsiz kabul etmesini istiyorsunuz. Neden hiçbir düşünceye tahammülünüz yok. Sizin yaptığınız hakaretler ile insanların yazılarını karşılaştıralım. Kim saldırgan, kim teşhirci, kim provakatif?

Siz iktidar olsanız bu halinizle ne yaparsınız? İdam sehpalarını kurarsınız. Ortadoğu’daki baskıcılığın aynısını Kürt halkına karşı kopyalamışsınız.  Türkiye’den istediğiniz o ileri demokrasiyi önce kendi içinizde ve Kürt halkı içinde uygulayın. Neden herkese ya bendensin, ya da karşısın ikilemi ile yaklaşıyorsunuz. Avrupa demokrasisini bile yeterli bulmayan kibirliliğinizle Avrupa’dan bile bir şey anlamıyorsunuz.

Devlete karşı uzlaşmacı, yaranmacı ama Kürtlere karşı aşırı kibirlisiniz. O kadar kibirlisiniz ki, kendi yaşamında olan insanları basit, sıradan, düzenin çarkında, kendinizi de dev aynasında görüyorsunuz. Herkesin yaşadığı yaşamı basit ve utanç verici diyecek kadar kendinden geçmişsin. Emek hareketiyiz deyip, emeği küçümseyecek, emeğiyle hayatlarını yaşayan insanları küçümseyecek kadar sosyalizm ve gerçek değerlerden uzaklaşmışsınız. Nede olsa yarın AKP ile bir çözüm olsa, kiminiz milletvekilliğini, kiminiz belediye başkanlığını, kiminiz gazete ve tv’lerdeki köşeleri kapmışsınız. Emek ve yaşam diye bir kaygınız yok. Peki, o yaşamlarından dolayı basit, sıradan gördüğünüz insanlara ne vereceksiniz. Kendinizi aristokrat onları da kul, sıradan basit gören anlayışla hangi demokrasiden bahsediyorsunuz?

Küfür ettikleri sistemin yardım kapılarında deyip insanları aşağılıyorsunuz da, size hayatlarını veren, size tüm emeğini veren insanlara siz ne yaptınız? Var mı sizde emeğin en ufak bir değeri? O sistem; onları küfürlerine rağmen bile besliyorsa, sizin iktidarınız olsa, size onca emek verenlerin bile en ufak eleştirilerinde darağaçları kurmayacak mıydınız?

Şimdide siyasal darağaçları kurmuşsunuz. Siyasal infazdır bu kadar saldırılar. Özelliklede bir dönem beraber her şeyinizi paylaştığınız, o “artık” deyip aşağıladığınız, bu mücadeleye bedel ödeyenlere neden bir anda saldırmaya başladınız. Bu paniğiniz nedir çok merak ediyorum.

Diyelim Kemal Burkay Türkiye’ye gittiğinden neden o kadar küfür ettiniz. Şiwan Perwer bir görüşme yaptı diye demediğinizi bırakmadınız. E onlar Misaki Millici de olmadılar. Ya birileri bir şey yaptığında neden hemen hain, kalleş, tırşıkçı oluyor da, siz daha beterini yaptığınızda neden büyük atılımlar, kahramanlıklar oluyor. Bunu yutmayanlara karşı da neden öfkeden kuduruyorsunuz. Yani herkes sizin gibi boş, tumturaklı slogancı olmak zorunda mı?

Newroz’lardan bahsediyorsunuz? Halk insiyatifi neden “Öcalan azad nebe aşiti şaşitiye“diye bir afiş sahnenin tam önüne ve Öcalan posterinin yanına astı. Hem de sahnenin tam karşısına, gözlerinizin içine soka soka. Giden tüm Türk yazarları bile halkın kaygılarından bahsettiler. Endişelerden bahsettiler. Peki kaygı ve endişe duyan bu halk mücadeleye destek vermiyor mu? Sonuna kadar veriyor ama kaygılarımız da var diyor. Bunu söyledikleri için hain mi oluyorlar?

Siz halkın bu kaygılarını gideremediğiniz için telaştasınız. Onun için herkesin susmasını istiyorsunuz. Şimdi sevinen Türk tarafıdır. Kürt tarafı ise bakmayın Newroz coşkusuna, bugün Fırat Anlı’nın da radikalde verdiği röportajda dediği gibi bir burukluk var. Fırat Anlı artık “sevinirken bile Türk tarafı ne düşünür kaygısı içindeyiz” diyor. Kandil’den Newroz mesajı verirken bile o kadar şaşalı bir törene ne gerek vardı. O kadar sert vurgulara ne gerek vardı? O mesajı halka okumak için yaptınız. Ama hangi ruh halinizle, silahları bırakmayı tartışırken, halka sert tonlarla askeri geçit töreni ile mesaj vermeye itti sizleri söylesenize.

PKK’den ayrılan insanlar sizin şamar oğlanlarınız değildir. Büyük çoğunluğu da onuru ve emeğiyle sizin tüm engelleme ve baskılarınıza rağmen hayatta kalma ve hayata tutunmanın mücadelesini veriyorlar. Sisteme tutunup onlara saldırma ahlaksızlığını yapmayınız. Onları kötüleyerek, karalayarak, itibarsızlaştırmaya çalışarak, kendinizi halka kabullendirmeye, politikalarınızı benimsetmeye çalışmayınız. Bunu PKK’den ayrılanlar üzerinden yapmayın.

Gidin Misaki Milli temelinde yeni ulusal konferansınızı Türk İslam senteziyle mi yaparsınız, Türk bayrağını yakında Roj TV’nin tepesine mi de asarsınız bu sizin bileceğiniz iş. Biz yinede üslubumuza, insanlığımıza dikkat edeceğiz, sizin gibi küfür edebiyatı yaparak insanları aşağılamayacağız.

“ Belki birçok şeyimizi kaybedebiliriz ama bari insanlığımızı kaybetmeyelim sloganı ile yaşayacağız”.

Azad Gewer

(avasinweb.com)

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News