ala kurdistan
Ey Reqîb

Ali Ewnî: 4 Parçadaki Kurdistan Halkının Kaderi Birbiriyle Bağlantılıdır.

Kuzey Kurdistan kamuoyunun, Kuzey'e yönelik eleştirileri ile yakından tanıdığı Eli Ewni, PKK'nin mevcut şartlarda son derece hatalı siyasetlerle Kurdistan davasına zararlar verdiğini, Güney'deki varlığının ise Kurdistan Bölgesi'ni zorladığını dile getirdi.

Kurdistan halkının sorununun sosyalizm veya dindarlık olmadığını, Kurdistan'ın coğrafik sınırlarının belirlenmesi ve devletleşme olduğunu ısrarla dile getiren Eli Ewni, PKK'nin Kandil'deki yöneticilerinin dünyayı anlamaktan ve tanımlamaktan uzak olduğunu ve algılarını güncellemeleri gerektiğini vurguladı.

Kurdistan kamuoyu sizi yakından tanıyor. Buna mukabil hakkınızda fazla bilgi sahibi olmayan bir çok insanımız da mevcut. Bize siyasetçi Eli Ewni ile ilgili kısa bir şeyler söyleyebilir misiniz?

Elî Ewnî: Çok teşekkür ederim. Ben Kurdistan Peşmergesiyim! Bir müddettir Kurdistan Demokrat Parti’nin (PDK) başkanlık komitesi üyesiyim. Ezidilerin kutsal mekanlarının bulunduğu Laleş’in sorumlusuyum.

Ailemiz fakir ama köklü bir ailedir. Buna rağmen her zaman devrimci bir ruhla Kurdistan savaş cephelerinde, Kurdistan halkının yanıbaşında yerlerini aldılar. Ailemiz, atalarımızın ve babalarımızın döneminde, Osmanlılardan günümüze asla Kurdistan’ı işgal eden devletlerin safında yer almadılar.

Babalarımız ve dedelerimiz bizlere, ailemizin yoksul bir Kurdistan ailesi olarak Şeyh Abdurrahman Garisî’nin, Xoybun’un, Mustafa Barzani’nin önderlik ettiği tüm isyanlarda onurlu bir şekilde yerlerini aldıklarını anlatırlardı.

1975 yılında İran Şahı ile Saddam Hüseyin arasında Cezayir’de imzalanan ihanet anlaşması ile yenilgiye uğrayan Eylül Devrimi’nin ardından ailemiz İran’a sığındı. 1975 ile 1991 yılları arasında 16 yıl boyunca İran’da kaldık. Daha sonra tekrar Güney Kurdistan’a dönerek Baas işgalci rejimine karşı isyana katıldık ve onları kovduk. O günden bu güne burada faaliyet ve çalışmalarımızı yürütüyoruz.

Eğitim olarak, liseye kadar olan tüm eğitimimi İran’da aldım. Üniversite ve ardından masterımı ise Kürt edebiyatı üzerine Güney Kurdistan’ın Selahaddin Üniversitesinde bitirdim.

Evli ve 5 çocuk babasıyım.

 

“Her 4 parçadaki Kurdistan halkının kaderi birbiriyle bağlantılıdır. Kuzeyde olumlu veya olumsuz bir gelişme olduğunda  bu bize de yansır.”

Kamuoyunun malumu olduğu üzere Kuzey Kurdistan ile ilgili oldukça ilgili ve bilgilisiniz. Gelişmeleri yakından takip ediyor, Kuzey siyaseti, bilhassa PKK’nin mücadele ve siyaseti üzerine eleştirilerde bulunuyorsunuz. Kuzey’e, bilhassa Kuzey’in siyaseti ve PKK’ye yönelik bu ilginizin ve geniş bilgilenme ihtiyacınızın sebebi nedir?

Elî Ewnî: Şu bir hakikattir ki, her 4 parçadaki Kurdistan halkının kaderi birbiriyle bağlantılıdır. Nerede bir gelişme yaşanırsa, bu diğer tarafların da gelişimine destek sunar. Ben inanıyorum ki son dönemdeki gelişme ve açılımlar Doğu Kurdistan’da, Kuzey Kurdistan’da hatta Batı Kurdistan’da da yansımasını buldu ve talepler karşısında yönetimler kimliklerini ellerinden aldıkları Kürtlerin kimliklerini tanımaya hazır olduklarını tartışmaya başladılar.

Suriye’deki Kürtler Suriye’deki farklı oluşumlardan biridir. Bugünlerde, Güney Kurdistan’da verilen mücadele sonrasında elde edilen ve uluslararası toplum tarafından da resmi olarak tanınan federal bölge statükosu ve bunun yasal olarak Irak anayasasında yer alması Batı Kurdistan Kürtlerini de etkiledi.

Güney Kurdistan’da elde edilen statü, bir yandan Kurdistan’ı işgal eden diğer her 3 devleti de egemenlikleri altında bulunan Kürtler ile ilgili değişiklikler yapmaya itti. Kuzeyde olumlu bir hareket geliştiğinde bizi etkiliyor, aynı şekilde olumsuz bir hareket geliştiğinde bu da bizi etkiliyor. Bu nedenle, sadece Kuzey değil, Batı ve Doğu Kurdistan’da bulunan her Kürdün “Kurdistan vatandaşlığı benim hakkımdır” diyerek haklarını elde edebilmesi gerekiyor. Olumlu bir gelişme yaşandığında iyi şeyler yapılıyor demem kadar, hatalar yaşandığında bu hataları dile getirmem de aynı oranda doğaldır.  Düşmanca değil, dostça ve dürüst bir şekilde düşüncelerimi ifade etmek benim hakkımdır.

Biz hiç bir zaman Kuzey’e müdahalede bulunmadık. Sadece burası yanlış, burası doğrudur diyoruz. PKK’den şikayetimiz, kesinlikle sadece PKK’nin Güney Kurdistan’daki varlığının sonuçlarıyla ilgilidir. Çünkü onlar kendilerini her şeyden sorumlu addediyor ve Güney’in kaderiyle ilgili kararlar veriyorlar. Sanki Güney’in sahibi onlar, biz çocukmuşuz gibi davranıyorlar! Biz çıkarlarımızı savunamıyoruz, sadece onlar Kürt halkının haklarını biliyorlarmış gibi hareket ediyorlar. Kardeş değiller, sahip gibi davranıyorlar, bizi de köle olarak görüyorlar. Bizi küçümsüyorlar. Kardeşliği kabul ederiz. Ancak onlar bizi kardeş olarak görmüyorlar. Bizi daha alt seviyede değerlendiriyorlar.

Biz Kurdistan halkı için Ulus-Devlet hakkı bir utanç değildir diyoruz! Fakat onlar halkların kardeşliğini yüceltirken, bizim demokrasimizi yerin dibine geçiriyorlar. Biz de diyoruz ki “Siz ulus-devlet utanç kaynağıdır diyorsunuz! Şayet dediğiniz gibi ulus-devlet utanılacak bir olgu ise önce Türkler, Ruslar, İngilizler, Fransızlar, Suudiler, Çinler ulus-devletlerini fesh etsinler, ardından bizim için de ulus-devlet utanç kaynağı olsun!

Halihazırda dünya biz Kürtlere bir ulus-devlet borçlu. Kurdistan halkı, dünyanın diğer tüm milletleri gibi, kendi devletlerine sahip olmalılar. Kürtlerin devletsizliği, insanlık için çok büyük bir utanç kaynağıdır.

 

PKK her zaman, Güney Kurdistan’ın bağımsızlık uğruna Kurdistan’ın diğer üç parçasını sömürdüğünü, Türklerin “Güney Kurdistan’ın bağımsızlık ilan etmesi halinde onları tanıyacağını”, Güney’in tanınması halinde diğer parçaların boğulacağını ve önlerinin kesileceğini iddia ediyor. Bu konu ile ilgili neler düşünüyorsunuz?

Elî Ewnî: Biz, Güney Kurdistan’lılar olarak vatanımız Kurdistan’ın 4 parçaya bölündüğü ve bizim bir devlet sahibi olma hakkımızın bulunduğuna inanıyor ve kanaat getiriyoruz. Bununla birlikte biz “Ya her şey, ya da hiç bir şey, sıfır” siyasetini gütmüyoruz.

Bizler çalışmalarımızı aşama aşama geliştirmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Şimdi Güney Kurdistan için çok büyük bir fırsat önümüzde duruyor. Devletimizi ilan edebiliriz! Bununla birlikte diğer parçadaki halkımızın mücadelesi de kesintiye uğramadan sürecektir. Tüm Kürtlerin, her bir parçadakilerin devlet ilan etme hakkı mevcuttur. Kuzey Kurdistan’daki halkımızın bağımsızlık talebinde bulunması en doğal hakkıdır. Ancak, bunu yaparken şartların menfaatlerine uygun olmaması, uluslararası toplumun kendilerine destek sunmaması, siyasal şartların uygun olmaması halinde bağımsızlıktan daha düşük bir seviye, örneğin Türkler, Farslar, Araplar veya Suriye halklarıyla otonomi, federalizm veya konfederalizm gibi seçenekler değerlendirilebilir ve yaşamın önünün açılması sağlanabilir. Güney Kurdistan’ın devlet hakkı hiç bir zaman diğer parçaların sömürge ve ezilme statüsünden çıkacakları anlamına da gelmez.

Şahsi düşünceme göre, Kurdistan bir sömürgedir ve Kurdistan’ı işgal eden devletler de sömürgecidirler. Bu tarif ve tespitimin sömürge biliminin çerçevesinde değerlendirilip değerlendirilmemesi benim sorunum değil, onların sorunudur. Biz ezilen bir ulusuz. Vatanımız işgal edilmiş, halkımızın iradesi gasp edilmiştir. Verdiğimiz mücadele özgürlük mücadelesidir, egemenlik altından kurtulma mücadelesidir.

 

Kurdistan halkı Cemil Bayık’tan çok daha ilericidir

2016 yılında Türk Devleti PKK ile HDP üzerine çok sert bir şekilde yöneldi. Bu yönelimin ardından bilhassa Kuzey siyasetinde derin bir boşluk oluştu. Kuzey Kürtlerinin bir bölümünün Kurdistan Demokrat Parti’sinden (PDK) Kuzey Kurdistan siyasetindeki mevcut boşluğu doldurma çağrısı var. Bununla birlikte HDP dışında kendilerini PDK’ye yakın gören siyasetçi ve partilerin de büyük bir yetersizlik içinde olduklarını düşünüyorlar. Kuzey’de daha güçlü bir alternatif siyaset için çalışmalarınız var mı?

Elî Ewnî: Teşekkür ederim. Doğrusu Güney Kurdistan, bilhassa Başkan Barzani Kuzey Kurdistan halkına yardım konusunda ellerinden geleni yapmaktalar. Türk devleti ile Kuzey’deki en önemli Kürt gücü olan ve etkisi apaçık görülen PKK’yi çözüme teşvik etmek ve her iki tarafı da ikna etmek için gayret göstermekteler. Başkan Mesud Barzani’nin her iki tarafı da ikna etmek için sergilediği çabalar gerek Abdullah Öcalan’ın mesajları ve gerekse Erdoğan’ın mesajlarında açık bir şekilde belirtilmektedir.

Defalarca özel olarak Kandil’den HDP’nin legal siyasetçilerini özgür bırakmaları çağrısında bulundu. Onlardan siyasetçilerin siyaset yapmaları, faaliyetlerini gerçekleştirmelerine izin vermeleri, onların önlerini açmalarını istedik. Ancak onlar bizim bu önerilerimizi değerlendirmediler. Maalesef Kandil HDP’nin faaliyet yürütmesine engel oldu, Kandil’dekiler de ne yaptıklarını bilmiyorlar. Uzun zamandır dağdalar. Bilgilerini güncellemiyorlar. Gerçekte, artık yeni değiller.

1950’li yıllarda İran solu Ehwaz, Xoristan, Güney İran’da solcu eylemsellik içindeydiler. O zamanlar İran halkı son derece yoksul ve açtı. Xurma tohumunu öğüterek ekmek yapıyor ve onu yiyorlardı. İran devleti onları yenilgiye uğratınca kaçıp Çin’e sığındılar. Yaklaşık 20 yıl orada kaldılar ve tüm teorilerini halka nasıl ekmek yapacakları ve bunu nasıl geliştirecekleri üzerine yaptılar. Döndükleri zaman dünya değişmiş, hurma tohumu kalmamış, buğday unu ile ekmek yapılmaya başlanmış, bisküvit ve kek üretilmeye başlanmış. Ancak onlar beyin olarak hala Çin’de kaldıklarından İran’da halkın hala arpa ile beslendiklerini düşünüyor, undan bihaber yaşıyorlardı.

Şimdi Kandil’deki kardeşlerimizin yaklaşımı da tamamen bu durumla paralel seyretmektedir. Bir çok insan onları isimleri, konuşmaları ve okumaları ile takip ediyor. Ancak Kurdistan halkı Cemil Bayık’tan, Duran Kalkan’dan ve orada kaybolmuş gruptan çok daha ilericidir. Onlar bütün dünya hakkında karar verecek yeterlilikte olduklarını düşünüyorlar. Onlara göre hala Sovyetlerin lideri Gorbaçov’dur. Gorbaçov’un, Boris Yeltsin’in, Medyedov’un gittiğini, büyük değişimlerin yaşandığını ve Sovyetler’in 16 ayrı devlete bölündüğünü bilmiyorlar.

Onlar hala halkımız için sosyalizmden bahsediyorlar. Oysa ki Kürtlerin sorunu komünizm, solculuk, proleterya değil. Kürtlerin sorunu dindarlık ta değil. Kürtlerin sorunu müslüman olma, müslüman olmama, şiilik, sünnilik, alevilik değil. Kürtlerin sorunu demokrasi sorunu da değil. Kürtlerin sorunu Kurdistan’ın coğrafik sınırlarının belirlenmesi sorunudur. Kurdistan halkının bu topraklar üzerindeki egemenliğinin tesis edilmesi sorunudur. Bağımsız Kurdistan ve devletleşme sorunudur.

PKK, hatalı siyaset anlayışıyla, avuçlarının içindeki tarihi fırsatı heba etti. Çok önceleri PKK,sadece bir çağrısıyla Diyarbakır’da, Van’da, hatta İstanbul’da her tarafta milyonlarca insanı bir meydana toplayabilir ve yürüyüşler düzenleyebilirdi. 81 vekil ile Parlamentoda temsil hakkı kazandılar ki bu sivil siyaset alanında bugüne kadar elde edilmiş en büyük kazanımdı. Ancak bu kazanım, hatalı siyaset anlayışıyla heba edildi. Parlamento üyeleri ve eşbaşkanları, belediye başkanları, PKK’nin Kuzeyli siyasetçi dostları Türk devleti tarafından tutuklanınca PKK, Batman gibi bir Kürt şehrinde 100 kişi bir araya getirip bir gösteri düzenleyemez hale geldi. Çünkü artık halk onların siyasetçi olmadıklarını öğrendi. Maalesef bunlar artık programı ve hedefi dahi olmayan bir grup haline geldiler.

Eğer bağımsızlık istemiyorsan söyler misin sen ne istiyorsun? Çöpçülük mü istiyorsun? Zaten sen Türklerin çöpçüsü durumundasın. Sen nesin? Yani bağımsızlık istemiyorsan millet sana “Eğer bağımsızlık istemiyorsan sen benim oğlumu niçin ölüme gönderiyorsun?” diye sormaz mı? Dökülen bunca kanın hesabını bu halka nasıl vereceksin?

Eğer mesele yetki ve bakanlıklar olsaydı, Osmanlı devrinde de bakan ve sadrazam Kürtler vardı. Atatürk’ün zamanında ise zaten Atatürk’ün danışmanlarının bir çoğu Kürtlerden oluşmaktaydı. Türklerin faşistleri Kürtlerdi, teorisyenleri de. Ardından kurulan hükümetlerde başbakan ve bakanlar ile cumhurbaşkanı da Kürtlerden oluşmuştu. Sorun devletin yetkililerinin Kürt olup olmamaları değil, sorun Kürtlerin varlığı ve kimliğinin hangi aşamada olduğudur! Hükümetteki Kürt bakanların gözleri önünde vatanımız talan ediliyor, halkımız tutuklanıyor, işkencelere ve zulümlere uğratılıyor. Bu manzara karşısında bakanlarımız Türk devletinin karşısında itirazda dahi bulunmuyorlar.

Gerek kralın öncesinde ve sonrasında ve gerekse  Saddam döneminde oluşturulan Irak hükümetlerinde Kürtler bulunmaktaydılar. Bugün de Irak devletinin cumhurbaşkanı Kürt, maliye bakanı kürt, dışişleri bakanı kürt, genelkurmay başkanı kürttür. Buna rağmen onların gözleri önünde üzerimize asker gönderdiler, bütçemizi kestiler, gaz ve petrol kanunu projesini tasfiye ettiler, 140. Maddeyi uygulamadılar.

Bizim sorunumuz devlette kaç yetkilimizin bulunduğu değildir. Sorunumuz Kurdistan’ın coğrafik sınırlarının nerelere uzandığı, Kurdistan topraklarının nerede bulunduğu ve bu toprakların sahibinin kim olduğudur? Artık halk PKK’nin hatalı siyasetinin farkına varmış ve PKK’yi dinlemiyor. Şimdi PKK ağacının yapraklarının dökülme mevsimidir. PKK artık yavaş yavaş çıplak kalıyor ve halk ta bu gerçeği gözlemliyor. Onların doğruları ve hakikatleri budur.

Şimdi alternatif bir siyasi güç ortaya çıkarmak için önümüzde bir fırsat bulunmaktadır ve ben bu gücün KDP olmasını ümit ediyorum. Bunun nedeni, KDP’nin de Güney Kurdistan’daki Kurdistan Demokrat Parti gibi bağımsızlıkçı bir çizgiye sahip olmasıdır. Kadrolarını biliyoruz, karakterlerini görüyoruz. Maalesef, örgütlenme alanında Kuzey Kurdistan halkımızın çok ciddi sorunlarının olduğunun da farkındayız. Örgütlenmeye ihtiyaçları var, kendi öz dinamiklerine dönmeye ve PKK dışındaki diğer güçlerin aralarındaki küçük çelişkileri bir tarafa bırakmaya ihtiyaçları var. Bunların yerine yüzyüze konuşmayı, örgütlenmeyi ve kendimizi hazırlamayı tercih etmeliyiz.

Ola ki bir güç olmayı başarırsan, Türk devleti de, bütün dünya da, halk ta seni muhatap olarak görmek zorunluluğu hisseder. Yani böylesi bir durumda halk seni öncü bir kurum olarak meydanlarda kabul edebilir.

Benim Kuzeyli siyasetçilerden bir şikayetim var. Bizden hem PKK, hem de Türk devleti rol oynama talebinde bulunmuştu, biz de üzerimize düşeni yaptık. Bu talep her iki taraftan da gelmişti. Şimdi de PKK, mevcut savaş dönemini aşmak için bir rol oynamamızı istiyor. Biz yine de Türk tarafında üzerimize düşeni yapmaya hazırız, ancak sen canın istediğinde savaşıyor, canın istediğinde ateşkes ve barış istiyorsun ve her seferinde de karşı tarafın bunu kabullenmesini bekliyorsun. Hayır böyle olmaz!

Mustafa Barzani’nin 1963 Eylül Devrimi’deki bir hadisesini hatırlıyorum. Doğu Kurdistan’ın Rewanduz kentini görüp görmediğinizi bilmiyorum. Şehir bir ovadadır ve çevresi yüksek dağlarla çevrilidir. Şehrin çevresindeki tüm kırsal Peşmerge güçlerinin elindeyken, şehir devletin kontrolündeydi.

Bir gün, askeri sorumlumuz geldi ve “Sayın Barzani, kabul ederseniz Rewanduz şehrini ele geçirebiliriz.“ teklifinde bulundu.

Başkan Barzani onlara baktı ve “Aklınız başınızda mı? Ne dediğinizin farkında mısınız?” diye sordu.

Komutan, “Evet. Eğer biz şehri ele geçirirsek, bu başarı Ortadoğu’da ve dünyada büyük yankı yapar. Bir şehrin devrimcilerin eline geçtiği bütün dünyaya yayılır.” dedi.

Komutanı dinleyen Barzani buna mukabil olarak şöyle konuştu:

Ben size şunu söyleyeyim. İran devleti vahşi ve barbar bir devlettir. Onlar için bir Peşmerge öldürmekle bir çocuk veya bir kadını öldürmek arasında hiç bir fark yoktur. Şehre girmemiz halinde bu onlara şehri yerle bir etmek için bahane verir. Bu şehir şu anda bize hizmet ediyor. Ekmeğimiz, silahımız, askerimiz, mesajlarımız... Şehir istediğimiz an zaten avuçlarımızın arasındayken, niçin halkın evini başına yıkmayı tercih edelim? Hem de şehirde sivil halkın yaşadığını, onların arasında çocuk ve kadın olduğunu hiç önemsemeyen bir hükümet varken.”

Aynı şeyi biz PKK’ye söyledik. “Savaşınızı Diyarbakır’ın Sur’una taşımayın, Yüksekova’ya, Silopi’ye, Nusaybin’e sokmayın. Şehirleri yerle bir ettiler.” Tüm bu tahribat gerçekleştikten sonra Duran Kalkan kalkıp, “Biz Türk devletinin bu kadar vahşi olabileceğini tahmin edemedik.” dedi. Elbette yapacaktı. Biz 50 yıl sonra Irak devletinin neler yapabileceğini bilirken, siz 50 yıl sonra bizim tecrübelerimizden neden faydalanmadınız?

Güney Kurdistan’ın Akre şehri 1967 yılında yaklaşık 20 gün bomboş kaldı. Ne devlet, ne de halk vardı şehirde. Buna rağmen Peşmerge Akre şehrine girmedi. Çünkü Irak devleti şehri bombalamak, yerle bir etmek için Peşmerge’nin şehre girmesini istiyordu. Bu pusuya düşmedik.

Türk devleti, Türk devletidir. Bunu hiç bir zaman unutma. Devlet Türklerindir, senin değil! Sen bunları bahane ederek dünyayı yardıma çağırıyorsun. Buna mukabil devlet “Silahlı güçler şehre girdi ve ben de müdahale ettim” diyerek kendini savunuyor. Uluslararası toplum seni sahiplenmedi ve büyük bir felaket ortaya çıktı. Binlerce insan kurban edildi. Kurdistan zaten yoksul ve perişandı. Kuzey Kurdistanlı halkımız zaten yoksulluk, açlık, işsizlikle bilinirken, son darbe tamamiyle onları perişan etti. Yaklaşık 800 bin insan yerlerinden yurtlarını terkederek İstanbul ve Ankara gibi metropollere gittiler ve orada fuhuş batağına düştüler, hırsızlığa karıştılar ve çok daha kötü bir vaziyete ulaştılar. 

Nerina Azad 

 

******

Elî Ewnî ile Söyleşi - 2: PKK'nin Şengal'de en ufak bir çıkarı yok

 

PKK, artık 3 parçaya bölünmüş durumda. PKK’nin parçalarından biri kesinlikle İran İslam Cumhuriyeti ile dostluk ilişkisi içinde ve İran İslam Cumhuriyeti için bize karşı büyük bir savaş yürütmekteler.

Nerina Azad: Türkiye’de Nisan ayında Anayasa değişikliği ve Başkanlık ile ilgili bir referandum yapılacak. Bu referandumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Kuzey Kürtlerinin referanduma yaklaşımı nasıl olmalıdır?

Elî Ewnî: Gerçekte Recep Tayyip Erdoğan’ın hazırlattığı pakette nelerin bulunduğu konusunda ayrıntılı bilgi sahibi değilim. Eğer sadece cumhurbaşkanlığı yetkileri, cumhurbaşkanının nasıl seçileceği, yetkilerinin resmi olarak çoğaltılması veya genel olarak Türk anayasasının içeriği  ile ilgiliyse, senin de çok iyi bildiğin gibi Türkiye’de milletlerin varlığı yasal olarak yasaklanmış durumda. Halihazırda Türkiye’de Kürt var, laz var, çerkez var, pontus var, boşnak var, rum var, müslüman var, hristiyan var. Ancak Türkler “Bir dil, bir devlet, bir bayrak ve bilimum bir’ler” üzerine temellenen bir devlet kurmuşlar. Bugün ise bir yok! Eğer Türkler bu statükoyu değiştirmek isterlerse, bu Kürtler için olumlu bir gelişmedir ve bu yasaları değiştirmek gidip oy kullanmaları gerekir. Ancak eğer referandum salt cumhurbaşkanının değişimi ile ilgiliyse Kürtler için gidip gitmemeleri arasında bir fark yoktur. Yani cumhurbaşkanı değişse de, değişmese de Kürtlerin yaşamında bir değişim yaşanmayacaktır.

Kurdistan halkının bakış açısı net olmalıdır, uyanık olmalıdır. Kurdistan’ın tüm parçalarında bizler Kürt Özgürlük Hareketiyiz. Biz muhalefet pozisyonunda değiliz. Biz, siyasetteki deyişle muhalefet partileri değiliz. Türkiye’de iktidar partisinin AKP, CHP veya MHP veya diğer partilerden birinin olması Türkler için fark edebilir, ancak Kürtler için bunun bir ehemmiyeti yoktur.

Bu durum İran’da da aynı şekildedir. İranlılar için ülkenin liderinin Haşimi, Ahmedi Nejad, Ruhani veya bir başkasının olması farklıdır. Ama Kürtler için bir fark olabilir mi? Kürtler meşru haklarını talep etmektedirler.

Irak’ta kral iktidarda iken biz mücadele ettik; Abdulkerim Kasım, Abdulselam Arif, Hasan Ebubekir geldi biz yine mücadele ettik. Saddam Hüseyin geldiğinde biz yine devrim mücadelesi içindeydik. Biz muhalefet değiliz, Kurdistan halkının özgürlük hareketiyiz. Kurdistan halkı kendini, adı ister muhalefet olsun, ister başka bir şey olsun bu darboğazdan kurtarmalı. Biz bağımsızlık talebine sahip olduğumuz için iktidarların kimlerin elinde olduğunun bizim için çok fazla önemi bulunmuyor.

Türk halkı için cumhuriyetin başkanını kim olduğu, devletin yönetim biçimi, hangi partinin iktidarda olduğu önemlidir. Ancak Kürtler için bu fark etmez. Çünkü MHP’de gelse Kürtlerin hakkınız vermez, AKP’de gelse aynı şekilde davranır. Tabi ki her birinin karakteristik yaklaşımlarında bazı farklılıklar olacaktır, bazıları Kürtler için komplimanlar yapacaktır, belki bazı açılımlar da gerçekleştireceklerdir. Ancak genelde Kürtlerin ulusal haklarının verilmesine asla rıza göstermezler. Ne Türkiye’de, ne Irak’ta, ne Suriye’de ne de İran’da!

Bizim yapmamız gereken kendi ulusal çıkarlarımız doğrultusunda hareket etmemizdir. Türklerin, Arapların veya Farslıların çıkarlarını gözetmemeliyiz. Çünkü biz köklü bir halkız. 100 yılı aşkındır bize haksızlık yapıyorlar, zulmediyorlar.

 

PKK kendisine bağlı örgütleri, HBŞ, YPS, PYD, YPG, YPŞ ve benzeri Latin alfabesinin her 3 harfinden oluşan binlerce kısaltma ile isimlendiriyor ...”

Nerina Azad: Son günlerde Roj Peşmergelerinin Rojava’ya geçişleri yeniden gündeme gelmeye başladı. Bu haberlerin doğruluğu nedir? PYD’nin Roj Peşmergelerinin Rojava’ya geçişlerine rıza göstereceklerini düşünüyor musunuz?

Elî Ewnî: Biz PYD’den izin istemiyoruz. Gerçekte bunun için çok mücadele verildi. İki kez Hewler’de bir kez Duhok’ta PYD ile bir araya gelinerek anlaşmalar yapıldı. Ancak her defasında Rojava’ya geçtikten sonra vefasızlık yaptılar ve anlaşmalara uymadılar.

Buna rağmen ben Batı Kurdistan halkının ve ENKS’nin PYD gibi güçlerin mahiyetinin farkında olduklarına inanıyorum. Kaldı ki PYD diye ayrı bir örgüt yoktur. PYD gerçekte PKK’nin bizatihi kendisidir, PYD ismiyle örgütlenmiştir.

Zaten PKK Latin alfabesinin her 3 harfini bir araya getirerek HBŞ, YPS, PYD, YPG, YPŞ ve benzeri binlerce güç oluşturmuş durumda. Tümü PKK’nin bizatihi kendisidir. PYD Batı Kurdistan’da son derece hatalı siyaset yürütmüş ve Beşar Esad’la işbirliği içinde bulunmuştur. Beşar Esad’ın dostları olarak bununla sadece Kürtleri incitmeyi başardılar.

PYD’nin yakalayıp zindanlara hapsettiği Kürtlerin sayısı Baas rejiminin 50 yılda zindana koyduğu devrimcilerin sayısından 10 kat daha fazladır. Baas rejimi dahi, PYD’nin zindanlarında öldürdüğü, kör ettiği, sakat bıraktığı kadarını yapmadı. Baaslılar onların yaptıklarının dörtte birini dahi yapmadılar. Bu çok büyük bir utanç kaynağıdır.

Kendisini Kurdistan’ın özgürlüğü için mücadele etmekle tanıtan bir Kürt gücünün egemenliği altında Kurdistan halkının kendisinin özgür olamaması tuhaf bir çelişkidir.

Kendini emir altında bir güç yapmışsın. İran sınırında durmuş, demokrasi savaşı yürütüyorsun ve “Biz İran Kurdistan Demokrat Parti’nin (İ-KDP) gidip İran’la savaşmasını kabul etmiyoruz!” diyorsun. Suriye sınırında konuşlanıyor ve “Biz, ENKS’nin gidip Beşar Esad ile savaşmasını kabul etmiyoruz!” diyorsun. Türkiye’de bağımsızlık isteyen herkese ihanetçi yaftası takıyor, “Biz, halkların kardeşliğini ve Demokratik Türkiye’yi istiyoruz” diyorsun.

Garip olan şey ise PKK’nin dostlarının bugünlerde MHP, CHP ve AKP’ye karşı “Sizler hainsiniz! Neden Demokratik Türkiye’ye ihanet ediyorsunuz? Biz Demokratik bir Türkiye istiyoruz!” şeklindeki serzenişleridir. Bu cehaletin en üst noktasıdır.

Benim düşünceme göre, Batı Kurdistan’daki en umut veren hakiki güç olarak ENKS’yi görüyorum. PKK’nin gerçek bir güç olduğunu düşünmüyorum. PKK, artık bizim deyişimizle murtezika olmuş, keyfine göre taraf tutan yarım bir devlet havalarında bir güç haline gelmiş. Bize saldırıyor, demokratlara saldırıyor, ENKS’ye saldırıyor, Kuzey halkına saldırıyor, şehirlerini yerle bir ediyor. Kim onların nasıl hareket etmesini istiyorsa, öyle hareket ediyorlar.

PKK, artık 3 parçaya bölünmüş durumda. PKK’nin parçalarından biri kesinlikle İran İslam Cumhuriyeti ile dostluk ilişkisi içinde ve İran İslam Cumhuriyeti için bize karşı büyük bir savaş yürütmekteler.

Şiilerin bulunduğu her hat ve cephe bugün PKK’nin kontrolü altında. Bugün “buradan kesinlikle çıkmayacağız” dedikleri Şengal İran’ın Suriye ve Lübnan’a ulaşmak için bir sıçrama taşı olarak gördüğü stratejik bir noktada bulunmaktadır.

Bir diğer parça ise Aleviçilik yapmaktadır. Maalesef bizim sorunumuz Aleviçilik değil. Alevi olan halkımız var, tıpkı sünni, ezidi, hristiyan, kakeyi inancına sahip olanlar gibi. Ancak Kurdistan’ın temel sorunu sadece bir tek inançla izah edilemez. Burada İran’ın Şii davasına hizmet etmekteler.

Bir diğer taraftan PKK’nin asıl kontrolu Ergenekon ile Derin Devlet’in elindedir ve Devletin her istediği programı Kürtlerin üzerinde uygulayan Türklerin Derin Devleti’nin bir kolu PKK içinde varlığını sürdürmektedir.

PKK’nin en zayıf parçası ise omuzunda silah taşıyan yegane Kürt sevgisine sahip olan zavallı gerillalardır. Onların tertemiz yüreklerine, kürlük bilincine sahip beyinlerine sonsuz saygı duyuyorum. Ancak onlar Ergenekon ve İran Islahat’ı tarafından kullanılıyor ve bu fedakar Kürt sevdalılarını bizim üzerimize saldırtıyorlar.

Kendine Kürt sevdalısı olup ta Şengal’de varlığının zarar verdiğini, bizi zor duruma sokacağını bilmeyenin vay haline. Hangi mücadeleci insan PKK’nin Amediye’de, Zaxo ve diğer bölgelerdeki varlığının Türk devletinin PKK’nin ardına takılarak Zaxo’nun içlerine, Amediye’nin içlerine kadar gelmesinin sebebi olduğunu bilmez? Bizim onlarla savaşacak gücümüz yoktu. Şimdi buralar onların tanklarının mevzisi olmuş.

Geçenlerdee onların bir dostu şöyle dedi: “Bamerni’de Türk tanklarını gördüğümde, utanıyorum”. Ben de dedim ki: “Annemin oğlu, sen onların tanklarının Diyarbakır’da, Cizre’de, Silopi’de, Van’da, Erzurum’da, Kars’ta, Antep’te ve diğer Kürt şehirlerinde bulunmasından utanmıyor musun? Eğer hakikaten oralardaki tanklardan utanıyorsan gidip o tankları oradan çıkarın. Bana bu argümanlarla, bu pazarlıklarla gelme. Ne vakit ki o tankları oralardan çıkardın, o vakit bizde bulunan 4 tank problem olmaktan çıkar, çünkü kendilerinden kaçıp giderler.”

Artık savaşın ve Türk ordusunun Amedi’ye, Zaxo’ya gelmesinin sebebi oldular. Şimdi de bununla yetinmeyip Türk ordusunu Şengal’e de getirtmek istiyorlar. Şengal çok yakında İran ve Türklerin çatışma alanına dönüşecek.

Kandil’de her gün köylerimizi harap ediyorlar, vergi alıyorlar, halktan haraç topluyorlar, halkın canını yakıyorlar. Biz zamanında Güney Kurdistan güçleri olarak Kuzey Kurdistan halkının misafiri idik. Evlerinde barınıyorduk. Kendimizi gizliyorduk. Kendi kendimize, “Ola ki Türk jandarmaları bizi görürlerse, onlara zarar verebilirler. Allah korusun bir gün bizim yüzümüzden birinin başına iş gelir, birinin evi harap olur.” diye hayıflanıyorduk. Ama onlar ise tankların veya uçakların bombalayarak köylerimizi harap etmesi için kendilerini bile bile görünür kılıyorlar.

 

PKK’nin Şengal’de en ufak bir çıkarı yok!”

Nerina Azad: Peşmerge Kobane’ye geçtiğinde Kuzey’de kıyamet koptu. İnsanlar bu dayanışmadan büyük keyif aldılar. Bugünlerde de yine aynı beklenti hakim. Şengal konusunda da umutlar benzer bir gelişmenin yaşanması. Şengal konusundaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Elî Ewnî: Şunun iyi bilinmesi gerek. PKK “Biz Şengal’den çıkmayacağız, çünkü Şengal’i biz özgürleştirdik!” diyor. Bu külliyen yalandır! Şengal’i onların özgürleştirdikleri doğru değildir. Onların tek yaptıkları Rojava sınırında insanların Rojava’ya geçmeleri için bir kapı açmaları idi.

Eğer gerçekten iddia ettikleri gibi Şengal’i onlar özgürleştirdiyseler, neden Şengal’in yanıbaşında IŞİD kontrolü altındaki köyleri kurtarmıyorlar. Eğer doğrularsa bunu yapsınlar. Ama doğru değil. Yalan söylüyorlar.

Doğru söylediklerini farzedelim, öyle olduğunu varsayalım, komşunun evi yanıyor ve sen de o yangını söndürmek için yardıma gittin. Yangın söndükten sonra senin “Bu yangını ben söndürdüm, bu nedenle bu ev benimdir.” demen makul mudur?

Bana yardıma geldin, sana minnettarım. Çok çok teşekkür ederim. Bak biz de Kobanê’ye giderek oranın özgürleştirilmesine yardım ettik. Peki sonrasında kendimizi oraya mı dayattık? Hayır. Biz, “Kobanê’yi biz özgürleştirdik, bu nedenle Kobanê bizimdir.” demedik. Oradaki işimizi bitirdik, “Bizim yapabileceğimiz başka bir şey var mı diye sorduk, hayır dendi, minnettarlıkları dile getirildi, teşekkür edildi.” Ardından döndük geldik.

Orada şehit verdik, yaralılarımız oldu, sakatlarımız oldu. O yapılanlar gerçek kardeşlikti, onlar zor durumdaydı.

Ancak onların kendilerini dayatmaları, Güney halkının üzerindeki baskıları İranlıların isteğinden başka bir şey değil.

PKK’nin Şengal’de en ufak bir çıkarı bulunmamaktadır. Eğer PKK gerçekten Kurdistan için mücadele ediyorsa, Kuzey Kurdistan’da küçük bir toprak parçasını özgürleştirmeyi denesin. Eğer gerçekten samimi ise gitsin önderleri Abdullah Öcalan’ın köyünü kurtarsın. “Önder olmadan yaşam olmaz!” diyorlar. Önderleri de bir toprak parçasına muhtaçtır.

 

“Türkler ‘Bir askerimizin olduğu her toprak parçası bizimdir!’ diyorlar. PKK’de benzer şekilde ‘Bir gerillamızın bulunduğu her toprak parçası bizimdir!’ diyor.”

Nerina Azad: Halkları ve neredeyse tüm dünyayı kendine kardeş olarak görüp “Yaşasın halkların Kardeşliği!” sloganını yücelten PKK neden başta Güney Kurdistan ve PDK olmak üzere gerçek kardeşlerini kardeş olarak görmekten imtina ediyor?

Elî Ewnî: PKK, tıpatıp Türkler gibi düşünüyor. Türkler ‘Bir askerimizin olduğu her toprak parçası bizimdir!’ diyorlar. PKK’de benzer şekilde ‘Bir gerillamızın bulunduğu her toprak parçası bizimdir!’ diyor. Bu bir bakıma kendini dayatmadır. Kendini Kurdistan halkından büyük görmedir. Biz vasiyiz, biz kayyımız, biz Kurdistan halkının sorumlusuyuz anlayışıdır.

Başta ne ile yola çıktılar ve sonda ne istediler? PKK Kurdistan’ın her dört parçası için özgürlük şiarıyla mücadeye başladığında, Kurdistan’ın her dört parçasından onbinlerce insan PKK’nin saflarına katıldı. O şiarla yola çıkan PKK bugün kendini inkar ederek, “Biz devlet istemiyoruz, devletleşme ayıptır, utanç kaynağıdır, bizim anlayışımıza uygun değildir, felsefemizde yeri yoktur.” demektedir. İşte bu noktada millet vaziyetin farkına varmıştır.

Artık halk temelinden yoksun ve hedefsiz kaldıkları için silah zoruyla, şiddet kullanarak, kendilerini dayatarak, savaş çıkararak gücünü korumağa çalışıyor. Bu yöntemler de geçecek. İnanıyorum ki, PKK benzer bir çok güç gibi bu meydandan silinip gidecek. Gelecekte PKK ile ilgili bahsedilirken, “Bir güç vardı, hatalı siyasetleri nedeniyle kendisini tüketti. Artık Kurdistani siyaseti kalmadı” denilecek. PKK’nin siyaseti artık Türklerin, Arapların ve Farsların siyasetidir ve tümden egemen halklara hizmet etmektedir.

 

Bugünlerde Goran ve Komela İslamê’nin lideri Ali Bapir gibileri ‘Biz bağımsızlık istemiyoruz’ diyorlar. Maliki de diyor ki ‘Bazı akıllı Kürtler var ki onlar bağımsızlık istemiyorlar!’ “

Nerina Azad: Avrupa’da yaşayan halkımız Güney Kurdistan ve PDK bağımsızlık yolunda olduğundan dolayı gündemi yakından takip etmekteler. Herkes büyük bir merak içinde ne yapacağınızı ve nasıl yapacağınızı bekliyor? Gözleri sizin üzerinizde. Avrupa’daki halkımız için nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Elî Ewnî: Kurdistan’ın bağımsızlığı sorunu “Ben bağımsız bir devletim!” şeklinde bir açıklama ile çözüme kavuşturulacak kadar basit bir sorun değil.

İngiltere yaklaşık bir yıl önce Avrupa Birliği’nden çıkmasına rağmen, hala birlikten ayrılma süreci devam etmektedir. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma süreci bir veya iki yıl daha sürecektir.

Biz yaklaşık 90 yıldır Irak boyunduruğu altında olan bir milletiz. Silahlı mücadelemiz Irak’ın ömrü ile paraleldir. İngilizler burada iken biz onlarla mücadele ettik. Şeyh Mahmud Hefido ve Şeyh Abdulselam Barzani isyanlarından günümüze kadar mücadelemiz kesintisiz devam etmektedir.

En son Başkan Barzani’nin Bağdat ile mücadelesinde, bütün parti ve siyasi tarafların sorumluları hep birlikte Bağdat’a gittik ve Ebadi’ye “Biz bir ülke içinde bir millet olmayı beceremedik, ne siz rahat bir şekilde yaşayabildiniz, ne de biz. Tüm bunların sonucunda kan döküldü, ekonomi paramparça oldu, her şey harap oldu. Eğer iki halk olarak bir arada yaşayamıyorsak, iki iyi komşu olarak yaşamayı neden denemiyoruz? İki iyi komşu olmak için birbirimize yardım edelim. Bu söylediklerimiz fitne ve kaos çıkarmak için değil, faydalı ve iyi bir tekliftir. Biz bu aşamaya geçmek istiyoruz.” Bizi dinleyen Ebadi “Olur. Bunu değerlendirelim!” şeklinde cevap verdi.

Bizim Kurdistan ile ilgili düşüncemiz şudur: “Yarım saat savaşmaktansa bir yıl müzakere etmeyi ederiz.”

Bizim hakikatimiz, artık Irak hükümeti ile bir ilgimizin kalmadığıdır. Irak hükümeti nezdindeki Kürt bakan ve yetkililer birer birer görevlerinden alınmaktalar. Genelkurmay başkanı Kürt idi, artık o da yok, onun yerine bir Arap getirdiler. Bu durumda bizim Bağdat parlamentosunda bir grup vekilimizin olup olmamasının bir önemi yok.

Temsilcilerimiz her mücadelede kaybeden taraf olmaya mahkumlar. Çünkü biz toplamda 57 Kürt temsilciye sahipken, onlar 357 Arap temsilciyle bize karşı apaçık bir üstünlüğe sahipler. Bizim dışımızda birbirleriyle savaşan Şii ve Sünniler, Kürtler söz konusu olduğunda müttefik kesiliyorlar.

Osmanlı ile Safevilerin günümüzdeki temsilcileri olan Türk ve İran, geçmişten günümüze söz konusu Kürtler olduğunda birbirlerinin müttefiği olmuş ve Kürtleri nasıl yenilgiye uğratacakları konusunda anlaşmalar gerçekleştirmişlerdir.

Irak Parlamentosu’nda da bizim artık bazı parlamento üyeleri dışında bir şeyimiz kalmadı. Bana sorarsanız, orada kalan bir kaç parlamenterin de varlığı artık fazlalıktır. En iyisi onların da oradan ayrılmasıdır. Çünkü artık varlıkları bir utanç kaynağıdır.

Bakın, Peşmerge gücü, Irak anayasasında yer alan bir askeri güçtür. Anayasada Peşmerge güçleri bölge şehirlerini koruyan bir güç ve savunma sisteminin bir parçası olarak tanımlanmaktadır, yani Irak’ın güvenliğini koruma göreviyle Irak Ordusu’nun Kurdistan Bölgesi’ndeki parçasıdır.  Irak Ordusu’na silah geldiğinde Peşmerge’nin payı verilmeli. Peşmerge, Irak Ordusu’nun katıldığı askeri eğitimlere katılmalı. Oysa 14-15 yıllık yeni Irak devrinde Kurdistan’a bir dinar dahi gönderilmiş değil. Bir mermi, bir tabanca mermisi dahi gönderilmiş değil.

Bir kaç gün içinde Haşdi Şabi isimli bir güç oluşturdular, parlamentoya götürdüler, oy da verdiler, üs te verdiler, para ve silah ta verdiler. Milis örgütlenmesi olarak yasal ve kanuni bir örgütlenme değildi. Her grubun kendi menfaatine kullandığı bir milis örgütlenmesi idi. Amar Hekim’in, Maliki’nin, Abadi’nin, Sadr’ın Bedriya’nın kontrolünde olan Haşdi Şabi’ler oluşturuldu. Yani Irak’taki her grup kendi kontrolünde bir Haşdi Şabi oluşturdu. Parlamentoya götürdüler, üs verdiler, para ve silah verdiler, yetmedi yasal statüye kavuşturdular. Buna rağmen anayasada yeri olan Peşmerge yasal bir zemine kavuşmadı. Para ve imkana kavuşacağı kanunlar çıkarılmadı.

Söyler misin, daha Irak’tan ne gibi beklentilerin olabilir? Artık Irak Hükümetiyle karşılıklı olarak anlaşarak, Kurdistan’ın bağımsızlığı sorununu barışçıl yollarla müzakere edebileceğimiz bir süreci başlattık. Gerçekte tüm parti ve siyasi taraflar Başkan Barzani ile birlikte Bağdat’a gittiler. Bu ikinci ziyaretti. Bağdat’tan dönen Barzani ile partilerin liderleri ve siyasi taraflar Bağdat ile müzakerelerde bulunmak için bir daha Bağdat’a gitme kararı almalarına rağmen hiç bir parti temsilcisini göndermedi. Biz bir başımıza kaldık. Bağımsız Kurdistan’dan bahsediyoruz. Bugünlerde Goran ve Komela İslamê’nin lideri Ali Bapir gibileri ‘Biz bağımsızlık istemiyoruz’ diyorlar. Maliki de diyor ki ‘Bazı akıllı Kürtler var ki onlar bağımsızlık istemiyorlar!’

Bunlar akıllı Kürtler değil! Bunlar tıpkı geçmişte Saddam Hüseyin’in ulusal bir cephe oluşturmak istediğinde Kürtler adına kurduğu ve “İşte ben ve işte Kürt partileri” şeklinde tanıttığı küçük karton partilerden farklı bir şey değiller. Biz o zamanlar dağdaydık. Cahşlerini toplayarak parti kurmuştu. Çok eski bir oyundur. Maliki de tamamiyle bu süreçten geçiyor. Onun kuklası durumundaki dostlarının geçmişte Saddam’ın kurduğu karton partilerden hiç bir farkları yok. Bu çok büyük bir utançtır.

Artık Kurdistan halkının yegane hakiki temsilcisi olarak Başkan Mesud Barzani ve Kurdistan Demokrat Parti kalmıştır. Eğer onlar Ortadoğu’da Kürt sorununu çözmek istiyorlarsa müzakere edecekleri tek bir lider vardır: O da Mesud Barzani’dir!

 

Bir Türk, Arap veya Fars için biz hayiniz, çünkü özgürlük istiyoruz!

Nerina Azad: Sizi tanıyan Kuzey halkının büyük bölümü sizi çok seviyor ve selamlarını iletiyorlar. Onlara söyleyecek bir şeyiniz var mı?

Elî Ewnî: Saygıyla hepsinin ellerinden öperim. Ben, başta Kuzey Kurdistan halkı olmak üzere her parçadaki halkımın hizmetkarıyım. Nerede olurlarsa olsunlar, Kafkasya veya Rusya dahi farketmez, şerefli, onurlu her Kürd’e hizmet etmekten onur duyarım. Onların sevgisi beni fazlasıyla memnun ediyor. Halkımın benden razı olması benim için en büyük madalyadır, en büyük onurdur. Gerçekte Kurdistan’ın işgalci ve düşmanlarının beni hain olarak nitelendirmesi beni mutlu ediyor. Çünkü o zaman doğru yolda olduğumu ve halkıma hizmet ettiğimi biliyorum. Bir Türk, bir arap veya bir Fars için ben hainim, tabi ki biz hainiz!

Nerina Azad: Bu keyifli sohbetiniz için çok teşekkür ederiz Sayın Elî Ewnî.

Elî Ewnî: Ben teşekkür ederim.

Yorumlar

Aman Tanrim! Sanki Süleyman Soylu Konusuyor. Öncelikle Irak devleti  bir sekilde hal oldu,ama eger PKK olmazsa ne yazik ki tc sizin dilinizi kesmekle ise baslar.Söyleyecek cok sey var ama bence gereksiz.f3Pt Buram,buram ihanet kokan bu Röportaji yayinladiginiz icin cok tesekürler.

ali ewni güneyli kürtlerin sizin yüzünüzden ne acilar cektiklerini bilen bilir bilmiyenler tarihe baksinlar su an pkk olmasa guneydeki yönetimi bir günde dagitirla.r pkk var diye sizi pkk ya karsi kulanmak icin size koruma sagliyorlar, pkk nin hatalarina gelince pkk öcalanin yolundan ciktigi an  hata yapiyor, o hatalar halka zarar veriyor. son sehir savaslari buyle oldu pkk nin tekrar öcalanin cizgisine gelmesi lazim. eee liderlik kolay degil.

Gùncel sorunlarla ilgili iyi Kurdistani sorular ve Kurdistani cevablar.yabancilardan ziyade biz Kurdlerin seranser Kurdistani siyasetcileri okumak gùnùn sorunlari ilgili zaruret.Gùney Kurdistanli ve Kuzey Kurdistanli siyasetcilere Kurd basini çok daha yer vermeli.

Kurd basininda parti yoneticilerine yoneltilen sorular ve alinan cevablar çok daha saglikli ve ufuk acicidir.Kurd gazetecileri bunu yapmasi oldukca iyi.Seranser vatanimiz Kurdistanda istiklàl sava§i varken sava§ muhabirlerinin olmamasida bùyùk bir eksiklik.

Evet Kurd ulusu devletle§mek için sava§iyor.devletle§me sava§i ulusal Kurtulu§ sava§idir.idelojik,dinsel ve mezhebsel idelojiler ancak ve ancak Kurdistan devletinin parlemento catisi altinda ozgùr temsilyetini yapar.Tipki gùneydeki karde§lerimizin yaptigi gibi.i§galcilerle ùmmed ve halklarin karde§ligi ulusumuzun birligine yonelik fitne ve fesad siyasetidir.Once Kurdistan devleti.

Kurd devletle§mesini i§galci devlet demokratikle§mesi goren siyasi taktikler zagar ve bo§ taktiklerdir.Yikim siyaseti barbar tirke hizmet siyasetidir.Kurd u Kurdistani siyaset en makul  ve makbul siyasettir.

BIJIT KURD.

Kurd ulusunun bu degerli pe§merge ve aydin evladini i§galci tirkin bakanina benzetmek hiçte Kurdi bir duygu ve baki§ acisi deyil.Brèz Ali Ewni,nin dilini i§galci bicaginda gormeyi hayal eden,bu dogru deyil.

Qendildekiler Kurdistana sur ve burc olmu§sa bu iyi.Okumak ve dù§ùndùkten sonra yorum yazmak daha iyidir.Devletsizlik somurgeciliktir.Biz Kurdler bunun acisini çekiyoruz.Kurdistan devletini  çope atanlar yada altin tepside kabul etmeyenlerin tirk devletini kabul etmesi çeli§kiden ote bir isim gerekli.

Ecevitin koperatifciligi ve Qendil komuncùgù ilà milyonlar yonetilemez.Devlet uluslarin orgùtlenmesi ve yonetilmesi demektir.

 

Sorulari soran, anonüm. Fakat bir öfkeli oldugu sordugu sorulardan anlasiliyor ve cevaplarin bazilarini - begendikleri olsa gerek- siyah kalin öne çikarmis ve yönlendirme var, samimi degil, bagimsiz degil gibi algiladim. Ali Avni bey samimi ,bazi analizlerinede katiliyorum fakat derde deva degil. Sorunu tanimlamak baska, çare aramak baska. Diyarbakirdan karayoluyla Erbile gittim, buram
buram demokrasi kokmuyordu, Ne oldum delisi bi durum vardi. Kadin haklari ayri bir dert. Kendime dedim ki ya bunlar kürd degil ya ben. Yani sözün kisasi, sinirlara karsi biriyken, erbilden sonra kürdlerin sinirlara ihtiyaci olduguna inandim, ardindan daldim. kim yapacak..evet güney
kürdistan yönetimi güven vermiyor kendi gözlemime dayanarak söylüyorum. Bencede Kandil algisini yenilesin, güney kürdistanda yenilesin algisini, arap alemine bos özenti kürdleri kurtarmiyor.

..Bütün söylediklerini (yüzde doksan felaket yüzde on biraz işkembeci Kürdün duygularına hitabet) hergün benzer bir şekilde akp ve tc yöneticileri söylemiyor mu? En basit örnek, Kandil HDP'nin güçlenmesini istemiyormuş muş muş bu sayın yöneticiden önce yüzlerce hecüc,mecüc prof,uzman,tc yetkilileri söylemedi mi? Bu ne ikiz benzerlik. Şimdi başlarsak Kandil'deki yöneticilerin dünya' okumalarını ve bilinçleri ile bu ve bunun gibilerininkini bilmem Aristo ve N. Adsız Karşılaştırması gibi absürd olur. Bu gafil Düşünceleri Kürd halkı çok iyi idrak ediyor. Tabi bir düzüne saçmalığın içerisinde olabildiğince komik görüşlerde var, örnek Kuzeyde KDP'nin kurulması, sanki kurulmamış, Hergün bir KDP kuruluyor kendileri beğenmeyip ( tabi halkın zere kadar teveccühüne mazhar olamamanın dayanılmaz hafifliğinin etkisini göz ardı etmemek lazım) yeniden,yeniden kurma çalışmaları başlatma komikliğine inanıp Bunu Kürd sorununa çözüm reçetesi olarak sunması; Bence 60 yıldır bir halüsinasyon ve rüyayı Kürd Halkı'na bir 60 yıl daha gör demektir. Haydi hep beraber rüya görelim sorunlarımız çözülüyor mu? Hele önce bu lanet düşmanın Lügatını  tükürüp bırakarak işe başlayalım sayın Awni. "Dıjmıne bawan nabe doste Lavan!"

Yanlis anlamadim, Ezidilerin kutsal mekani laleshten sorumlu.. 3 yil önce ezidilerin durumu daha unutulmadi. Öngörüsüzlügünüz yüreklerimizi dagladi, küçük kizlarimiz satildi, kücük erkeklerimiz kaçirildi .Bir tarafa sovyetler birliginde kalmis diyor sayin avni, sen nerde kalmishsin? Fark göremiyorum. Ayrica Erbilde yasamis olanlardan duydum, ezidilerede ish verilmiyormush müslüman olmadiklari için dishlaniyorlarmish. Madem din meselesi yok, ne ish? Her satiri çeliski dolu.. önce güney kürdistan kaç zamandir kendi bölgesini yönetiyor ve ne var elde? Bana toplumsal bir proje sunun . Kafaya taktim bunu, daha çok yazicam.

**

H.Şamil.: Rêzdar, bazı bilgiler sunmak istedim konuyla ilgili.   

Güney Kurdistan'da misyonsuzluktan, bencillikten, dar ilişkilerden, dış güçlerin, iç mızıkçıların engellerinden kaynaklanan bir sürü yetersizlik var. Hızla düzeltilmesi mümkün, zamanla çözüme kavuşacak sorunlar var. Müslüman kesimlerde Ezidilere karşı siyasi değil daha çok toplumsal sorun olan önyargı da söz konusu. Ancak bu durum iyileşmeye doğru gidiyor gibi.

"Ezidilere iş verilmemesi" çok doğru bir değerlendirme olmasa gerek. Kürdistan'da özel sektor baskındır. Herkes kendi çevresi ile çalışmayı tercih ediyor. Êzidi işadamları kendi çevrelerini çalıştırıyor mesela.

Bir kaç ay önce Kürdistan Aydın İnisiyatifi (İRK) toplantısını Hewlêr'de bir Êzîdî arkadaşın beş yıldızlı otelinde yaptık (çalışanlarin hepsi Êzdilerdi). Ali Ewnî de kendi aydın kimliği ile ilgilenmiş, otel sahibinden "arakdaşlara gerekli dikkatin gösterilmesi" için ricada bulunmuştu. Ve söz konusu İRK toplantısında Kurdistan Hükümeti'nin ve PDK (KDP)'nin siyaseti de bayağı eleştirilmişti.  

Ali Ewnî, aydın kimliği ile davet edilmesine rağmen toplantıya katılmadı. Nedenini sonradan açıklayacaktı. Toplantı bittiğinde birkaç peşmerge komutanı ile salona gelip herkesle bir bir  tokalaşmayı, başarılar dilemeği tercih etti. 

Sonradan toplantıya katılmamasının nedenini şöyle  izah etti: "Kekê , aydın kimliğimiz olsa da ben PDK Merkez Komite üyesiyim. Sizler bağımsız, Programınızda belirttiğiniz gibi 'partiler üstü' bir girişim olmak istiyorsunuz. Siyasi partiler, onların temsileri olarak bizim yapacağımız, hızla amaca ulaşmanız için Sizlere hizmet etmek olabilir, toplantılarınıza katılmak değil. Ben böyle anlıyorum". 

Bu yaklaşımını beğenmiştim. 

 

 

 

Ben yorumculari okuyunca kendimden ve kuzeyli olmaktan utaniyorum.

Türkler yillarca kuzeyde kurdlere "Kiro" diye hakaret edip durdular. Kurd kuzeyde ya direnisci ve o direnisci yasam tarzini kabul edip. acili yanlarina katlanir;

yada ezik bir Kurd olarak horlanmayi ikinci sinif bir insan olmayi, kisaca kendisi olamamayi kabul etmistir.

Türk kisiligi ise kuzeyde,

Burnu yukarda, kendini begenmis,

Osmanli torunu olarak böbürlenir, yunana Kah.., Arapa Cölde yasayan varlik olarak bakar, Farsi begenmez,

Kendisini hava dolu bir BALON olarak görür.

Burda yazan kuzeyli Kurd yorumcularinin cogu da aynen o Turk psikolojisi ile Güneylilere bakiyorlar.

Masaalah kendilerini " Kurd osmanli "saniyorlar. Pkk den baska hersey yalan onlara göre.

Türklerin Kurd versiyonu oldugumuzun farkina varmaliyiz.

Balon olarak kendimizi görmeyi birakmaliyiz.

Güneyliler daha sizin babalariniz dogmadan bu mucadeleyi yuruttuler ve bugüne kadar getirdiler

Hicbirseye de mi saygi duymuyorsunuz ?

Guney, Kurdlerin kesntisiz Direnis Mucedelisin öyküsüdürler.

Türkleri insan olarak görüorsunuz, hatta MHP ile oturup konusup anlasmaya varsiniz ama KDP ile ?

Hayir

"Olamaz" dersiniz

Ben sizden(Kuzeylilerden ) geldigim icin utaniyorum ve her firsatta bunu guneylilere de söyluyorum.

Kendinize gelin beyler

Herkesin görüs belirtme hakki vardir

Türklerin size baktigi gözle diger Kurd kardeslerinize bakmayi birakiniz

 

PKK nin siyaseti ne kadar hatali olursa olsun, bu türk devletine katliam hakkini vermez. Orasi benim atamin atasinin ata atasinin meskeni yurdu. Bu kadar net. PKk hatali siyaset yapiyor , - katiliyorum, - siz ise sayin Avni ve KDP suç ishliyorsunuz. Ishlediniz. Madem bu shehir savaslarinin sonuçlarini görüyordunuz tecrübelisiniz, neden müdahale etmediniz? 800 bin kürdün metropollerde fuhusha, hirsizliga sürüklenmesi gerekmiyordu. Bodrum katlarinda kürdlerin yakilmalarina müdahale etmeliydiniz. Kürdlerin Tahir Elçileri kurban verme lüksleri yok. Ölümler kürdler için dogal hal almish. Her iki tarafin yalnish siyasetinden kaynakli. Kürdlere yeni olushumlar gerekli..

Biz Kurdlerin sorunu,Alevilik,Ezidilik,sunnilik,Yàrsani yada Kàki deyil.Sorun Kurd ulusunun devlet olma ilà olmama sorunudur.kendi dini kimligini ulus kimligi ùzerinde gorùp Kurd sunni cogunlugu yerine i§galçi sunni ve Alivi devletine yaranmak için sunni Kurdlere sirtini donup hatta dù§manlik yaparsan meder umdugun i§galciler sana bildigi hukuksuzlugu dayatir.

Dini kimlik kullananlarin HUDA-PAR,cilardan farki yoktur ve bu yobazlik tutum beni dogruluyor.Kuzey Kurdistanda Kurd Aleviligini Tirk bekta§i Aliviligine,Gùney Kurdistanda Ezidiligi §ia Erebe baglamak istiyenler Hafiz katilinin ve mollalarla ittifak yapanlardir.

i§galcinin Sunniside Aliviside Kurd ulusunun katili ve i§galcisidir.Hele sosyalist ve koministim deyip dini kimlikle yobazlik yapanlarda ayri bir sorun.Kurdin a§ireti dini imani Kurd ve Kurdistandir.sunni Osmanlinin katil be§ta§i ocaklarinin tarihi katilam deyilmi?

Ayrica tùm devletler gibi Kurdistan devleti ne otopik sosyalizimin nede muhamedin hayalin cenneti olmayacak.çin,de,Kuba,da,ABD ve Almanyada olan olumsuzluk bizdede olacak.e§itlik diye bir ya§am ve mutluluk yoktur.çùnkù insan oglu bir hatali mùama.

Halepçe katliaminda daha 10 yashindaydim, sokaga çikip birleshmish milletler önünde protesto yapanlar , biz kuzey kürdistanlilar, senin kürdün benim kürdüm duygusuyla hareket etmedik. Bu nasil bir anlayish? iyiki vermishsiniz bu röportaji, en azindan adini koyamadigim anlayishi ,çok rahat ve samimi dile getirmish. Yok biz KDP monarshisinde yashamaya niyetli olmadigimiz gibi PKK nin enternasyonalistinden de memnun degiliz. Fakat bir Gerçegi itiraf etmem gerekiyor, silopi ve Erbili gördükten sonra, PKK nin varligina ilk defa shükr etmishtim..

Ewni ve Onun Partisi KDP ne zeman TC. dara Girerse? hemen Hawarina Kosar.Örnek TC . Tecavuzcu Ordusu Bir Kac tanesi Üdürüldü Hemen Eteklerine Ates Tutusur ve PKK eyi Kinar TC: eyi Destekler. TC Kuzey Kurdistani da tek bir Kurd Birakmasa bunlara Cik Cikmaz. Ulusal Kongreyi Onlarca Yildir Olusmamak Icin TC: talimatiya her seyi Yapiyor ve Engeliyor bir Marifetmis ve Yurseverlikmis Gibi, Halkimiza Yuturmaya Calisiyor. Birde Sayin Cemil Bayik Bilincsizlikle ve Gericilikle Sucliyor. bu Gibi Söylemler Sizleri Asar. .Kim nedir ve yerin Nerede Oldugunu Biz Biliriz.

Kuzey Kurdistanda i§lenen suc varsa bunu birèz Ali Ewni,ye yada PDK mal etmek hiç dogru deyil.Kuzey Kurdistanda devletsiz vatan için sava§anlari gormemek siyasi korlùk.HDP,in e§baskani ùstùndag deyilmiydi birèz BARZANI,ye siz bizim iç i§lerimize kari§amasiniz diyen? Kurd ulusunun evladlari tarafiz olmasi yerde tarafsizca dogruyu yazmali.Vatan hepimizin lakin PDK gùney Kurdistan devrimi yada devletle§mesinden sorumlu bir parti.Kendini devlet eden bir Kurd partisi dag partisi ilà ayni siyaseti yapamaz.ùstelik dinleyen Kim?iradem imrali diyen Qendil deyilmi? islami yobazlikla Kurde dù§man Yahudi ve Israil diyenin ortak Kurdi ne yani olabilir?

 

Hello to every single one, it's actually a pleasant for me to visit this site, it contains precious Information.





Here is my site: lasertest

Hello to every single one, it's actually a pleasant for me to visit this site, it contains precious Information.





Look at my site; lasertest

Bu günden sonra artık bu sitede yorum yazmamaya karar verdim. Çünkü çoğu yorumcuların yorumları sinir buzucu. Yani insani hasta ediyorlar. Bunlardan müthiş bir şartlanma hastalığı var. Her biri bir siyaset bilimcisi, filozof. Hele Belkis bacı'nın yorumu daha da sinir bozucu. Herhalde bu bacı İngilter'de yaşıyor. Çünkü klavyası bana bunu çağrıştırıyor. Kızım önce şu klavyanı Kürdleştir, sonra yorum yaz, bu bir. İkincisi sen Erbil'e gitmişsin, orada buram buram kokan bir demokrasi görmemişsin, kadınlarını başka türlü görmüşsün. Peki Kuzey'de, Başkent Amed'de buram buram demokrasi mi kokuyor? Oradaki sen gibi kadınların durumu ne? Herhalde sen yeni doğan bebeğin hemen ayağa kalkıp yürümesini isteyen bomıklardan birisin. Lütfen böyle saçma sapan yorum yazmayın ve o parçayı bu kadar düşürücü ve kötü görmeyin, göstermeyin, bu sizin Kürdlüğünüze yakışmaz. Orası her Kürd yurtseverin onuru, ümidi, iki gözü. Lütfen bu onuru lekelemeyin, ümit ışığını söndürüp karalamayın, gözlere mil sokmayın diyoruz. Tabi gerçekten Kürd iseniz.

Birde Meme adlı yorumcu var ki, oku da oku. Bu garip zavallı da "PKK olmazsa Güney Kürdistan bir günde dağılır yok olurmuş" Bu bomık da, başka bir bomık. İnsan ne cevap vreceğini bilemiyor.

Kürdçe bir dörtlükle son vereyim. Sadece dörtlüğe değil, yorum yazmaya da. Çünkü insan bu tür bomıklardan hiç bir şey öğrenmez. -Site yazarlarının yazılarını zevkle okumaya devam edeceğim-

 

Ker hatıne ker diçin

Nabin mirov, nabin mirov

Ji dijmin ra firîştene

Ji gelê xwe ra har û hov.         Hoşça kalın. 

  

Kurd' un en insani ve temel HAKKI ele$tiri; maalesef her$eyin onune bir demokratik kelimesi ilave eden PKK ust duzey yoneticileri ve onlarin yalaka basini tarafindan engelleniyor,CARPITILIYOR..Oysa $uphelenmek ve ele$tiri insanligin geli$mesinin en temel motorudur..$imdi biz kuzey Kurdleri PKK yi desteklerken Ocalan yada duran kalkan ile eskiden TANI$IYORMUYDUK ki 40 senedir onlari destekledik. Zerre kadar hayir. Bizi etkileyen zalim Tc ordusuna kar$i sava$an; isimsiz kahramanlar Kurd halkinin evlatlari Gerilla idi.Ikinci olarak ba$ta dev insan Mazlum Dogan ve Amed cezaevindeki direnen kahraman Kurd evlatlari idi..Yoksa bize zoraki seroklugu yada ba$kanligi dayatilan ne Ocalan ve nede duran kalkanla bir bagimiz vardi..Dunyadaki en uzun tarihli diktatorler bile 40 YIL parti lideri yada parti ust duzey yoneticisi olmaz,olamaz. Karde$im 40 yildir kendimiz, oglumuz, KiZIMIZ, paramiz pulumuz,ruhumuz her$eyimizi size verdik; sonra iki kelime ele$tiri yapinca" heval haddini bil" diye tehdit ediliyoruz..Kendime diyorum; nalet olsun ki bana Ocalanin birkac kitabini okudum.Kurd'u asimile edip TC ye entegre etmenin ruhu o kitaplarda var idi..Ayin yalcin kucuk isimli TC genel kurmayinin ajaninin kitaplari gibi..Neyse deniyorki KDP pe$mergeleri $engalden ISIS SALDIRINCA KACMI$LAR..KURD halkinin evlatlari gerilla ve pe$mergeyi KAR$I KAR$IYA getirmek; bunlardan birini digerine KAR$I ovmek yada A$AGILAMAK TC ve IRAK, iran somurgecilerinin AJAN ve beslemelerinin i$idir..Kurumu$ , SARARMI$ bir gazetenin ucra bir ko$esinde kucuk bir karesinde resmi konulan $ehit PE$MERGE ve GERILALARINDIR KURDISTANIN sahipleri..Onlarki kutsal canlari ve kanlariyla, parcalanmi$ vucutlari,KAFALARI,kollari bir yerlere dagilmis organlari ile en b"uy"uk KIRMIZI cizgimiz onlardir..Yok efendim Karayilan demi$ki Ocalan bizim kirmizi cizgimizdir..Gec efendim gec..O senin husni kuruntundur!.Irak devletine niye Kurdistandaki memurlarin maa$ini odemiyorsun, niye guney kurdistanin hakki olan petrol gelirlerinin % 17 sini odemiyorsun? Niye % 17 yi %50 ye cikarmiyorsun diye soramayan PKK yoneticileri bu TOPXANE KABADAYILARI AYAKLARINDAN vazgecsinler..Slaweki germ u brayeti...

                                            Kèk §ivan.

SIz,Paloi ve BB&K;nin  yazmasi gerekli.Ne Kurdistan Posta nede yorumculara alinip gitme.Dogruyu yazdigina inaniyorsan, yazmaya devam et.Kurd ulusuna ve ùlken Kurdistana  vefadàr olmalisin.Gùney Kurdistandaki karde§lerimiz her §eyleriyle kurdi bir ya§am ya§iyorlar.Din ve mezheb bolùcù bayragini kaldirip Kurdin ulusal mùlkùnù i§galci ve tehditkàr devlete sunan §a§kinlara inad istiklàl ve hurriyetimiz için mùstakail Kurdistanin Ala Renginini kaldiran karde§lerimizin sozcùsù ve savunucu olman Kurdistani bir zaruret ve Kurdi vazifendir.

Sansure,haksizliga ve Kurd u Kurdistani olmalisin.Bu cevr u cefa ulusumuz ve vatanimizin istiklali hatirina aziz ve azize canlarini sunan Kurd yigitlerinin bizim boynumuza olan mavalidir.Her vatanperver Kurd aziz ve azizelerimizi ebedi yolculuga sefer ederken huzurlarinda ettigimiz yemini hatirla ve sadik ve vefadar kal.NURI DERSIMI,nin sedasi kulaklarinda cinlasin ve kal yaz bize mamosta §ivan.

 Belkız Xanım şaka yapıyorsun değil mi ? 3. yorumunla ilgili. Alıntı yapıp yer işgal etmiyeyim. İyisi mi sen o yorumunu bi daha oku ve çok şakacısın diyorum Yani Daha kendi ayakları üzerinde duramayan bir yarı federe mi, özerk mi... Bir KÜRD yönetim oluşumu kalkıp KOCA ve de BARBAR bir dewlete müdahale edecek... Buna gücü yetiyormu? adamları ne sandın. Kendi dertleri başlarından aşkın...

 Şıvan kardeş ; Memoyu eleştirmişsin. Neden olmasın. Serokleri de İMRALIdayken AKP yi yok olmaktan kurtarmadı mı.... hem Ortadoğu ve Dünyayı dizayn etmeye , ekolojik mekolojik .... etmeye çalışmıyorlar mı? HENDEKLERİN BAŞLADIĞI İLK ANDA Buradada yazdım. Kendi ayağına kurşun sıkıyorlar ve herhalde kendi kendilerini YOK EDEN İLK ÖRGÜT olacaklar demiştim. Bugün gelen sonuç budur. Yapraksız ağaca dönüşmüş....

 

Sayın Barzan kardeşim, yakın ilgi ve tavsiyene yürekten teşekkür etmek istiyorum. Şeker kardeşim yaşım tam 82. Sosyal uyanış tarihim 1962. Kürd Ulusal ruhun bende geliştiği tarih ise 1975. O günden bugüne kadar canımdan daha fazla sevdiğim halkım için elimde geldiği kadar çalıştım, dernekler kurdum, kişilere Ulusal ruh vermeye çalıştım, "Bir elin nesi, iki elin sesi var" dedim hem birlikteliği savundum, külte tapmanın yanlış olduğunu söyledim, ne yazıkki Kürd kardeşimi ikna edemedim. Tam 23 kitap yazdım. Her kitabın sayfasında haykırdım ve "Jı hevûdu hez bıkın bırano, hevûdu gez nekın" dedim, ne yazıkki bu arzum bir türlü yerine gelmedi, gez kırın devam etti ve ediyor. Kısacaı Apoculuk çıktığı günden bugüne, onun müritleri beni hep düşman gösterip, ölüm fermanımı çıkardılar; ama yaşıyorum, kırılan ceviz olmadım. Biliyorsun PKK benim gibi binlerce insanı öldürdü. Neden? Çünkü onlar gibi düşünmüyor, onların gözüyle dünyaya bakmıyordu o değerli kardeşlerimiz. Yani her kardeşçe eleştiriyi bu kardeşlerimiz, düşman eleştirisi olarak gördüler ve bu huyundan bir türlü vazgeçemediler.

Barzan kardeş, bu siteyi birkaç i yıldan bu yanı takip ediyor, yazarlarının yazılarını ve yorumcuların yorumlarını okuyor ve bazen de yorum yazarım, sizler gibi. Yani yapıcı ve öğütverici yorum.  Ayrıca ben yazı ve yorum okurken, o yazı ve yorumdan birşey öğreneyim diye okıuyorum; başka bir şey için değil. Ama çoğu yorumlar cansıkıcı, anlamsız, içi tırş û tehl, aşığılayıcı, hakaret ve küfür, ki bu terbiye ve ahlakıma uygun değil. Yurtseverliğim bunu kabul etmez. Bu nedenle artık ne yorumcuların yorumlarını okurum ve ne de yorum yazarım. Palolu hemşerim gibi sözümde durmak istiyorum. Hiç unutmam, küçükken merhum babam her zaman bana "Lawê mın jı qırıkê ra nebe heval ku, nikulê te bı gû nebe" diyordu. Yorumculara bunu diyemem, haşa, ama gerçekten qırıklarımız çok. Böyle olmasaydı, biz bügünkü bu durumda olmazdık. Sevgi ile gözlerinden öper, her türlü çalışmanda başarılar diler, senin yorumlarını ve değerli yazarların da yazılarını okumaya devam edeceğim. Hele Hejo'nun yazılarını çok severim. Yürekli ve korkusuz bir Kürd yazar ve aydını. Bımine di xweşiyê da.     

Ben Ali Avniye sitem ediyorum, yorumculara ne? Hakaret etmedim. Shivan efendi siz türk jargonuyla konushyorsunuz.Kadin ismi olunca hemen hitap degisiyor."kizim" kelimesinin moderatörün onayindan geçmesi shashirtici . Hele sondaki kürdçe dörtlük. Ifade özgürlügünden ziyade ashagilama dürtüsü. Ben de yillardir siteyi takip ediyorum, içerleniyorum, öfkeleniyorum, seviniyorum, rahatliyorum, endiseleniyorum, endiselerimi hafifletecek bir yazi buldugumda sevindirik oluyorum, gülüyorum, ve fark ettigim öfkesinden kurtulmayani, inandiginin digerlerinkinden üstün sananin, güce tapani , kendini kandirilmis hisedip küfr edeni,ama ashagilama ihtiyaci duymuyorum. Anlamaya çalishiyorum. Yorum yazmayada yeni bashladim..

Bizimde istegimiz, bu iki büyük kürd partisinin bir birinin kulagi gözü olmalari. Bu durumda öyle gözükmüyor. Karsilikli suclama bir yere götürmüyor. Ayrica PKK nin tabanida hic kimsenin tabani olmayan kürdte, kürd kökenli oldugunu söyleyen kürdte bagimsiz kürdistan lafini duyunca basi göge eriyor hemen gözler parliyor.. kimse karsi degil emin degiller sadece gerçekmi diye.. yeterki siz baslayin. Kimseleri bahane etmesinler..

....Sayin büyügümüz Sivan'a bir iki kelam edelim, sayin büyügümüz biz bir söz verdik mi bunu ölümüne tutariz. dün artik yorum yazmayacagim dediniz bu gün yine yazdiniz.Bence yazmaya devam edin! Ama PKK benim gibi binlerce insani öldürdü ne demek? Siz kimsiniz düsman mi? neden sizi öldürsün! Bakin sayin büyügüm( belki sizinle akrabayiz) bu bayat ve igrenc iftirayi niye kardeslerinize atiyorsunuz?.82 yasindasiniz ama zerre kadar PKK'yi tanimamissiniz. Bari ömrünüzün bu son demlerinizde biraz vicdanli olun: Bu PKK düsmaligi hastaligi adami kanser eder dikkat edin! Öyle Kürtce dörtlük diye kürt genclerine 'Ker, Kuri' demeyin, insanlara küfür söyleyin ayiptir.Sayin büyügüm siz hic bir PKK'linin küfür söyledigini duydunuz mu? ben duymadim.aranizdaki farki görebiliyormusunuz? Hoscakalin size uzun ömürler dilerim.

Sayin Avniden alinti: Bugün “buradan kesinlikle çıkmayacağız” dedikleri Şengal İran’ın Suriye ve Lübnan’a ulaşmak için bir sıçrama taşı olarak gördüğü stratejik bir noktada bulunmaktadır. Diyor sayin Avni,
Siz hangi amaçla terk ettiniz? 2-
Bir diger parça ise Aleviçilik yapmaktadır. Burada İran’ın Şii davasına hizmet etmekteler. Diyor sayin
Avni. Bana göre çok tehlikeli bir söylem. Mezhepçi bir söylem.

Ali Ewni dogru söylüyor...apocilerin zoruna gitmesi iyidir.

pyd-pkk, isgalci tirkoyla müzakere icin muhattap alinmak icin götünü yirtiyor bunu o zaman niye protesto etmiyorsunuz iki yüzlüler sizi.

rojeva kurdistana her türlü ne oldugu belirsiz gruplara  kapilarini acan pyd ne yazikki milli ve milliyetci peshmerge kardeslerine kan kusup kan cikar tehditlerini savuruyor...

Ali ewni dogru söylüyor ve milliyetci kürd oldugunu her akli basindaki kürd bunu biliyor...

pkk ortaya cikmadan kuzey kurdistanda kürd milliyetci pesmerge hareketi baslanilmak isteniyordu ve bunun olmamasi icinde pkk rolüünü ustaca oynadi.

ihanet disda degil icimizde

Yasasin KÜRD ulusu ve KÜRD milliyetciligi

kahrolsun dini ve halklarin kardesligi

Yasasin KÜRD WATANI KURDISTAN

 

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Rojname Kurdish News

Güncel

Musul'da Peşmerge ile girdiği çatışmada öldürülen Haşdi Şabi'nin üst düzey komutanı ve savaşçılarına ilişkin açıklama Haşdi Şabi sözcüsünden geldi

Toplum

Görgü tanıklarının anlatımları ve askerlerin kendi aralarındaki konuşmalara kulak veren iki kişi, kısa bir süre sonra çıplak şekilde asfalta yatırılan şahısların penislerinin (cinsel orga