Rojava’da Küresel Savaş- Hüseyin Turhallı

Rojava’da Küresel Savaş

Bugünkü Suriye, uluslararası çıkar çelişkilerinin zor araçlarıyla çözülmeye çalışıldığı küresel savaş alanıdır. Olay ve olgular açık iki savaş cephesine işaret ediyor.  

I- Türkiye, Katar, Suudi Arabistan

II-İran, Lübnan ve Suriye Hükümeti.

ABD, Fransa ve İngiltere doğrudan savaşın içinde olmamakla beraber Türkiye-Suudi ve Katar cephesinde destekçi konumdadırlar.   

Rusya ise İran-Lübnan ve Suriye Hükümeti safında silah tüccarlığı ile pragramatist bir politika izlemektedir. Rusya’nın Esad yönetimine yaklaşımı, Türkiye’nin ikinci Dünya Savaşı'ndaki konumuna benzemektedir. Her an saf değiştirebilir.

Savaşa taraf olan veya lojistik destek sağlayan ülkelerden herbirinin çıkar ilişkisinin kendi ekseni etrafında dönüyor olması, savaş hareketinin hem doğrultusunu hem de gelişim seyrini değiştiriyor. Bu durumda çatışan, çekişen yandaş kuvvetlerden her biri, diğerleriyle değişik açılarla mücadele ettiğinden ortaya hiç kimsenin istemediği bir durum/doğrultu ortaya çıkmıştır.  

Olayın anlaşılması açısından şekilsel olarak aşağdaki kuvvetler çelişkisi-bileşkesi biçiminde formüle edilebilir. Bu biçimdeki kuvvetler ilişkisinde bileşke, çoğu zaman sıfır veya sıfıra yakın (pata) olur. Tıpkı halat çekme oyununda olduğu gibi çoğu zaman değişik bir açıdan gelen bağımsız küçük bir kuvvet, cismin hareket doğrultusunu değiştirmeye yetiyor.  

19 Temmuz 2012 tarihinde Rojavalı Kürdler çatışan kuvvetlere yönelik olarak işte böyle bir etkide bulundu ve Suriye’deki savaşın rotasını değiştirdi. Rojava’daki Kürd siyaseti bu basit denklem üzerinde kurgulanmamış olsa bile mevcut durum budur.   

Üçüncü kuvvetin sürece bu biçimiyle müdahalesi, çatışan diğer kuvvetlerin de konumlarını yeniden gözden geçirmelerine neden olmuştur. Kürd tarafı dışında kalan güçlerin yeniden konum belirlemeleri savaşın Rojava’da yoğunlaşmasına neden olmuştur.   Yeni durumun Kürd siyaseti tarafından yeterince anlaşılamaması, Suriye’deki savaşın kilitlenmesine neden olmuştur.

Fiziki açıdan halat çekme oyunu olarak bilinen ve son derece basit olan bu denklem, sosyal ve siyasal açıdan son derece karmaşıktır. Zira savaşa dahil olan öğelerden herbirinin değişik hesabı, savaştaki dengeye yeni bir biçim vermekte ve çözülmesi zor bir denklem oluşturmaktadır.  

Kürdler, son derece karmaşık olan bu denklemi “Suriye’de sürmekte olan savaş, küresel bir savaştır” biçiminde bir belirleme ile bu karmaşıklığı kısmen de olsa azaltabilir ve buna göre yeni bir konum belirleyebilir.  

Kürd siyasetinin durumu bu biçimde formüle ettiğini sanmıyorum. Ancak Salih Müslüm’in Türkiye, İran, Rusya ve ABD gezileri, kuramsal bir anlayışı ifade etmese bile pratik anlamda böyle bir anlayışın pratik boyutu olarak değerlendirilebilir.   

Rojava’daki Kürdlerin askeri ve politik tutumları bir tarafta denklemin yeniden kurulmasına ön ayak olurken diğer taraftan da nihai sonucun belirlenmesinde ana unsur niteliğindedir.

Bütünlüklü görünmesine rağmen Kürd tarafı, görülenin çok daha ötesinde iç çelişkiler yaşamaktadır. Kürdlerin yaşadağı yoğun iç çelişkiler enerjisini/gücünü alt düzeylere çekmektedir.

Dün ANF“Rojava Korucuları” diye tabir ettiği 22 ayrı silahlı Kürd gurubunun isimlerini liste halinde yayınladı. Bu gurupların hangi tarafta yer aldığına bakmaksızın varoluşları bile Rojava Kürdlerinin ne kadar parçalı olduğunu göstermektedir. Daha da ötesi 75 El Parti militanının gözaltına alınması, Sêmalkê sınır kapısının kapatılması,  Amudê olayları ile bu guruplardan bazılarının fiili olarak YPG’ye karşı El Nusra’nın yanında savaşa katılması, üçüncü kuvvet olan Kürdlerin de dengisini bozmuştur.

Üçüncü kuvvetteki bu denge bozulması, Kürdlerin dışında kalan ve ancak birbirleri ile çatışan taraflara umut vermiştir. İşte tam da bu noktada ÖSO’ya bağlı 21 tugay, Afrin ve çevresine, Esad yönetimi de Halep’te Kürdlerin denetiminde bulunan Şêx Maqsud ve Eşrefiye mahallerine saldırmıştır. Halep’e yakın Tıl Hasıl ve Tıl Eran gibi yerlerde ise katliamlar yaşanmıştır.

Değişik kuvvetlerin baskısı altında kalan YPG ise savunma durumuna geçmek zorunda kalmıştır. Daha önceleri “felan köy çetelerden, rejim güçlerinden temizlendi” biçiminde haberler gelirken son dönemlerde “çeteler şuraya, buraya saldırdı. YPG sert karşılık verdi” biçiminde haberlere dönüşmüştür. Bu dramatik durumun sorumlusu PYD’nin tekçi ve dar siyaseti olduğu kadar, çelişkileri fiili çatışmaya götürecek kadar gözleri kör, izansız Kürd siyasetleridir.

İsmail Beşikçi Hoca “Güney Hükümetinin kapıları kapatması doğru değildir. Kendi dışındaki siyasi guruplara faaliyet yürütme olanağı tanımayan PYD’nin tutumu da bir anlamda kapı kapatmadır” diyor. Son derece doğru bir belirleme. Unutulmasın ki kapıları kapatanlar, sadece başkalarına kapatmıyor, aynı zamanda o kapıları kendi üzerine de kapatıyor!

Bu süreçte diğer parçalardaki aydın ve siyasetçiler, Kürdler açısından irrasyonel olan bu duruma çare arama yerine, tarafları kötülüyerek ve çoğu yerde de iftira ederek Rojava için ellerinden gelen her türlü kötülüğü yapmaktan geri durmamışlardır.

Kuşkusuz bütün bunlar toplum hafızasında kayda alınıyor. Ve günün birinde harekete geçecek olan toplum hafızasında bunlar hesap verecektir. Zamanı geldiğinde bu kurum ve şahısların Kürdistan davası karşısında nerede ve nasıl durdukları sorgulanacaktır.

Yaklaşık iki yıldır bütün yazılarımızda söylüyoruz. Türkiye dış politikasını ve Kürdlere ilişkin siyasetini Rojava’daki durum üzerine tesis etmiştir. Bununla birlikte Güney ve Kuzey Kürdistan parçaları için Rojava, kader belirleyen bir konuma gelmiştir. Kürdistan siyaseti, Rojava kadranı üzerinde dönmektedir. Rojava kazanırsa bütün parçalar kazanacak, kaybederse bütün parçalar kaybedecektir.

Japonların “Başkasından hançeri ödünç al” diye tarif ettikleri bir stragamileri var. Buna göre oyunu büyük oynayan taraf, asıl düşmanı ile muhtemelen ona rakip olabilecek tarafı çarpıştırır, her ikisi de güçten düştüğünde asıl düşmana yönelir ve son darbeyi vurur. Stalin, Polonya Komünist Partisi ile Alman Ordusu  arasındaki savaşta böyle bira strateji izlemiştir.

Yine Türkiye, Hizbullah elemanlarını salıvermekle böyle bir taktik izlemiştir. Bilindiği üzere, salıvarilen Hizbullah tetikçileri Suriye'ye geçmiş, Hüda-Par ve Özgür-Der vasıtasıyla Kürdlere karşı, Kürdleri örgütleyerek birbirine kırdırtmaktadır.  

Suriye ve Rojava’daki savaşta tarafların durumuna bakıldığında savaşa doğrudan müdahil olmayan ABD, İngiltere, Fransa ve Rusya’nın böyle bir taktik izlediğini söylemek mümkün.

Bugün çeşitli haber ajanslarına yansıyan haberlere göre Irak’taki El Kaide, Musul Kürdlerinin kenti boşaltmaları yönünde ültimatom vermiş. Bu tehdit üzerine Musul’dan onlarca aile göç ederek Güney Kürdistan’a geçmiştir.

Bu yazıyı kaleme aldığımız saatlerde Türk Ordusu’nun Serêkani’yi yoğun top atışları ile bombaladığı ve El Nusra güçlerinin de büyük bir saldırı başlatmak üzere Azaz bölgesinin karşısında Türkiye tarafında yoğunlaştıkları haberi net sayfalarına düştü.   

Bu haberler yeni savaş cephelerinin açılacağı Türkiye gibi büyük güçlerin buna dahil olacağı anlamına geliyor.

Gelişen bu yeni duruma göre, doğru bir tutum olarak bağımsız bir çizgi izleyen Kürdlerin bu aşamadan sonra yeni bir tutum belirlemeleri gerekiyor.

Bununla beraber şu aşama için, Kürdler şu tarafta, bu tarafta yer alsın biçimindeki bir öneri için henüz erken. Ancak durumun tartışılması ve yeni bir hareket biçiminin benimsenmesi gerekiyor.  

Her şeyden önce Kürdler enerjilerini iç çekişme ve çatışmalarla tüketme gibi bir durumdan hızla uzaklaşmalı güçlerini birleştirecek bir formül bulabilmelidirler. Aksi takdirde yüzbinlerce insan göç etmek zorunda kalacak, insani açıdan dramatik sonuçlar ortaya çıkacaktır.

Uluslararası konjönktür gereği Peşmerge güçlerinin bu aşamada savaşa dahil olması, çok daha büyük sorunların yaşanmasına zemin hazırlar düşüncesindeyim. Tekrarlamakta yarar var. Şu an Rojava’da yürütülmekte olan savaş, El Kaide çeteleri ile yürütülen bir savaş değil, uluslararası güçlerin dahil olduğu küresel bir savaştır. El Kaide burada bir İslam devleti kurduğunu ilan etmiştir ve bu devlet ilanı çeşitli uluslararası güçler tarafından desteklenmektedir.

Bu durum dikkate alınarak Güney Kürdistan Hükümeti ile BDP hızlı ve acilen diplomatik atağa geçmelidir. Bu girişimlerden somut sonuçlar çıkmazsa bile Kürdlere karşı geliştirilen savaş boyutunun anlaşılması açısından, diplomatik girişim önem arzetmektedir. Zira mevcut durumda asıl sorun, yeni durumun ne olduğunun anlaşılmasıdır.

PKK ise Rojava’da savaşa dahil olma yerine Kuzey'de Türkiye üzerinde baskı oluşturmanın yollarını denemelidir.

Savaşın küresel nitelikte olması Rojavalı güçlerin (YPG’nin) belirleyici güç olma özelliğini etkilemez. Savaş Rojava’da yürütülüyor ve sonuçta burada alınacaktır. YPG hızlı ve yoğun bir hareketle çete unsurlarınin saldırılarını püskürtmekten de öte, coğrafik olarak çeteleri temizlemeyi esas almalıdır. Teknik ve sayı itibarı ile buna gücü vardır.

Kürdistan coğrafyası çetelerden temizlendiğinde, bunlara destek sunan uluslararası güçler de savaşa doğrudan katılmaktan çekineceklerdir.

Yorumlar

. PYD saga sola irana turkiye ye surya burya diplomasi yapiyrum havalarinda gidecegine, cephe gerisini SAGLAMLASTIRMAK zorunda idi. Savasin ortasinda "kapi acik yok kapali 

" tartismasi ile saga sola giden adamin sirtinin saglam olmadigi, TC ye Iran a muhtac oldugu ayan iken bu tur kurtlar sofrasindan ne kapilir? kulak veya et parcasi kaptirmaktan baska?

 

kurdler gene gozumuzun icine baka baka berbat bir tarihi hata isledi.

PYD iki kasabayi aldi diye kendini dev aynasinda gordu KRG ye vermesi gereken tavizi vermedi

KRG(KDP-YNK) da bu ates aninda kendilerini hice sayan PYD yi gereksiz yere sikistirdi.

 

40 milyon kurdun niye devleti yokmus?

cevap ortada...

Çar çiye ?

Gerilla we Peşmergeler  Rojava 'da  Kürdlere saldıran İThal çetelere doxrudan yönelme ihtimali warolduxu gibi,onların gayrimeşru bulundukları zemine meşruiyed  kazandırma riski ile beraber yerel sömürgeci güçlere de kolay kapı aralamak gibi riskleride beraberinde getirecekdir..Kürdler Bu durumun bilincindedirler.Rojava Kürdleri çaresizde dexiller.Ancak Kürd Milledi "sonçare olarak" bu riski kaçınılamaz olarak göxüslemek zorunda kalabilir..

Paracı we Dinci sillahlı Korucular herdaim tarihi sömürgecilerimizin saflarında yer alarak,Kürdlerin özgürleşme direncini duh de iro da kırmaya çalışmışlar -çalışıyorlar.. Bu direnç kırıcı emeli ebediyen Kürdistan topraxlarına GÖMenin yolu da dörd parçadaki özgürlükçü Kürdlerin hewalbendisi ile yakın wexte gerçekleşecekdir 'i' 

Kürd düşmanı Dinci geçinen yeryüzünün asıl zebanisi bir cemat başı'nın beyanına bakarsak dinci korucularımızın kudurganlıxı wız gelir.Ne demişti ?Bakın hele iblisin aqlına gelmeyecek cinsten beyanına,"Kürd Çocuklarıyla ,Kürdlerin Kanına Girmekten Geç Kaldık ! "

İthal haydud dinci çetelerin Sürüyede "İslam dewledini Kuracakız" Söylemleri sadece oradaki gayrımeşru waroluşlarını maskelemek we Rojava halkının özgürlük mücadelesini engelemek için kendileri gibi haydud olan dincilerden destek koparmakdir.İkinci amaçları ise;Zayif düşürmek istedikleri Rojava Kürdlerini saflarına çekerek  esed rejimini ele geçirmekdir.Bunun dışında bütün söylemleri yalandir hiledir kandir katliyamdir.İro sürüyedeki sawaş iki mezhebi ayak üzerinde yürütülüyor,Birincisi sunnilik iktidar cephesi  oso elkaydedir.İkinci ayak ise;Şiilik cephesi Hizbikontralardir..Bu iki ayakçı cephede ayni mewzi ile Kürdlerin Özgürlük mücadelesine karşılar..Rojava Kürdleri özgürlükçü özgün  direnişçi çizgisini bozmazsa en yakın zamanda bu iki ayak birbiriyle amansız çatışmak zorunda kalacak we Elkayde sandowiç panel gibi Rojava da ezilecekdir  'i'

 

Bu kürt milleti Hallen akilanmamiš,Irandan ve tùrkiyeden daha medet umuyor??
Ey kürt oglu kürt neden atalarina yapilanlardan ibret almiyorsun?
Neden kendine güvenmiyorsun?
Neden dinden araptan šefket bekliyorsun?
Din Allah icindir,ve Allah biliyor senin Neye inandigina!
Bunu bil ki bizi bugüne kadar Dinn ile kandirdilar,biz onlara lazim oldugumuz zaman,onlarin dinn kardeši oluyoruz.
Artik birak onu bunu kimseyle hic konušma,inan daha iyi olacak.

şu durumda particilik değil kürdlük kürdistancılık yapılmalıdır kürd halkı partilerin solda sağda yada liberal olmalarına bakmıyor aynı zamanda kuzey patısi güney,doğu,veya doğu partisi olmasınada bakmıyor kımin kurdistana yakın kimin beraberliği savunduğuna bakıyor bu fırsat birinci dunya savaşında bir kere gelmişti kurd halkının tecrübesizliği fırsatı geri tepmişti birdaha ne zaman gelir allah bilir bu nedenle bu fırsat iyi değerlendirilmelidir particilik değil kurdistancılık yapılmalıdır parti çıkarlarnı değil kurdıstan çıkaları savunulmalıdır kurd halkı aptal değil kimin yan çizdiğini kimin yalan propaganda yaptığını kimin bu fırsatıda geri teptiğini görür ve bu sefer bu kişilerin yüzüne tükürür bu kişiler kürd halkının tükürüğünde boğulmak istemiyorlarsa akıllarını başlarına almalıdırlar yaşasın SERBEST KURDİSTAN

Kurdlere oyle kolay kolay rojavayi birakacaklarini sanmiyorum. Butun Kurdlerin anlamadigi bu.

Guney kendini saglama almis ve bunu Barzani kraliyetine cevirerek sonsuza dek yasamak istiyor.

KCK ise tek basina her seyi gogusleyecegini saniyor. PKK rojava'da kucuk sosyalist ve/ya komunist bir yapi kurmasi demek, butun batiyi, ortadoguyu (araplari) ve amerikayi karsi almak demektir. Su kirmizi yildiz varya o Kurdlerin bas belasi.

Hala bayragi olmayan bir milletin ulus olmak icin mucadele vermesi ne anlama gelir ki!!!

Güney kürdistan zamaninda, "tarafsizis" deseydi yani ne saddam'i nede amerikayi destekliyoruz deseydi, özerlik sahibi olabilirmiydi? Tarafsiz olmak, taraf tutmak degilmidir? Amerika ne istiyor? Kürtlerin esada karsi savasmasini. Eger esada karsi savasmiyorsaniz, taraf tutuyorsunuz demektir. Olaylar ilk basladiginda, esad'a, seninle savasmayacagiz, tarafsizis diyip; alttan amerikayla iliskiler gelistirilemezmiydi? Amerika'dan özerklik taahhütü alindiktan sonra esede karsi 5000 kisilik bir güc gönderilemezmiydi? Zamaninda pesmergenin bagdat'ta savasmasi gibi. O zaman türkiye rojavayi rahatsiz edebilirmiydi? Rojava'da, amerika'nin müttefiki olan türkiyeyi rahatsiz edemezdi ama bugün rojava güney gibi özgürlesirdi. Suud, amerika'nin ortadogudaki en önemli müttefiki, suud'un finanse ettigi; el kaide, ortadoguda suud'un cikarlarini korumak icin dizayn edilmis ve amerikanin bikgisi dahilindeki bir örgüt. Ne el kaide islami bir örgüttür, ne Amerika insan haklarinin kalesidir, nede halklar kardestir. El kaide bugün amerkanin bikgisi dahilinde rojava'dadir. Facebook'ta bdp'li siyasilerin sayfalari niye kapatildi? Kemal erdem bir önceki yazisindan daha evvel yazdigi yazida, "amaclarinin türkiye'de hükümeti devirmek oldugunu yazmakta". Kürtlerin amaci hükümeti devirmek mi, olmali? Yoksa ulusal cikarlar icin mücadele etmek mi? Neden PKK tercihini, esadtan, irandan veya kemalistlerden(türk solu) yana yapiyor. Bunlarlami kürdistan'i kuracaklar yoksa amaclari kürt ve kürdistan degil mi? Neden güney kürdistan'da pkk'nin örgütlenilmesine izin verilirken, PKK rojava'da, güneylilerin örgütlenmesine izin vermez, neden uzlasmayi tercih etmez?

Mizrak artik cugala sigmiyor.

Cözüm:Toplanacak kürdistan ulusal kongresinden bir hükümet cikar ve o hükümetin kolluk kuvvetleri rojavayi savunur. böylelikle pesmergeden dolayi cikacak diplomatik krizde daha cikmadan önlenir. kisacasi kürtlerin el-kaideci ve sponsörlerinin saldirilarini bertaraf edecek ve rojavayi tahkim edecek gücleri var. olmayan bu ulusal iradeyi organize edecek ulusal ölcekte bir akil, siyasi kültür ve icselesmis bir yurtseverligin olmamasi, particilik lidercilik hastaligi hemen ve derhal asilmali. Bütün kürtlerin ayni gemide oldugu anlasilmali senin bölgen benim bölgem anlayisi hemen son bulmali. PKK, YNK, KDP birlik olusturursa bu birlik bütün kürt ulusuna yayilir.

İyi güzel hoş ta yine hayali düşünceler mevcut...

Sayın Turhallı Hizbullah'ın (Türkiye Hizbullah'ı) Suriye'de şu an savaştığına dair kanıtın ne?

Hizbullah tahliyelerini buna delil sunmuşsun ki tamamen hayal mahsulu. Diyelim ki tahliyeler delil olsa peki 1000 küsur kişi bırakıldı ve bunlardan topu topu 15 kişi Hizbullah mensubuydu. Bu 15 kişi neden salıverildi komplo oluyorda çoğu PKK'li olanlar ne için bırakıldı o zaman?

Kaldı ki Hizbullah bu 15 kişiyle mi savaşıyor Suriye'de? Ayrıca neden Hiizbullah mensubu şu ana kadar orda yok. Hizbullah'ın bir açıklaması neden şimdiye kadar yok, Suriye'de savaştığına dair...

Tamam düşman olabilirsin ama ya bölgeyi iyi okuyamıyorsun yada Hizbullah'ı. Düşmanlık bile metlik üzerine olmalı, dürüstlük üzerine olmalı.

Hizbullah Kürtler konusunda en az sizler kadar hassastır merak etmeyin. Ama siz diyorsunuz ki PKK ve PYD ne yaparsa onu kabul edin. Bunu da kendine has politikası olan Hizbullahtan beklemek safdillik olur.

PKK/PYD herkesi suçluyor; Barzani suçlu, Hizbullah suçlu, Rojavadaki Kürt partiler suçlu... Bir PKK haklı öyle mi? 

 

NE sandiya Amedi, gücünüz varsa durdurursunuz.

Hêja Hüseyin yazarimizin yazdigi tespit ve Analizlerine  katilmakla beraber Kürdlerin Duruslari konusuna deginmek istiyorum. Bence ne Olursa Olsun Rojava Kurdistan´in  Kirmizi Cizgisi Celikten daha Saglam degismez tabusu Federasyon Olmalidir. Bir de PYD´nin sayin Turhalli´nin da dedigi gibi diger Kürd Partilerine biraz daha esnek ve Beraber Calismaya daha acik olmalidir ki Sirt´i (Arkasi) daha da Saglamlassin. Yoksa Öbür türlü eger ki Savas daha da uzasa ve daha da yogunlassa o zaman PYD zorlanabilir ve Rojava üc Parca olarak kalabilir ve Denize ulasamayabilir. Cünkü su an Hali ile Sahsen ben kendi adima diyorum Benim istedigim Rojava Haritasi istedigim Harita Degil cografik olarak. Yani YPG (PYD)  Rojavayi Filistin gibi Parca Parca birakacak hali yok herhalde. Eger ki öyle birsey olsa Vay rojava´nin haline demek zorundayim. Cünkü ilk basta T.C ve yandas Yamyam Ceteleri bu parcalanmisligi sonuna kadar Kürdlere karsi kullanacagina hic Süphem yok. 3 parcaya bölünmüs Rojava´nin iki Parcasi su an hali ile(Kuzey özgür oluncaya kadar)  tamami ile Kurdistan´dan kopuk olacak ve diger iki Parca da Ac Kurtlarin arasinda kalacak. Yani bir nevi Bogulmus olacak. Malum hepimiz biliyoruz ki Al Kaida ve T.C Rojava parcalarinin arasindaki Koridorlarda ve Sunni  Araplarin yasadigi bölgelerle beraber, Barbar Kafa kesen Seratci bir Islam ülkesi Kurma Planlari var bu da Otomatikmen su Demek Koparilmis iki parcaya dilencilik dayatilacak Gida (yiyecek) olsun Ulasim olsum velhasil hersey buna dahildir. O zaman bu ihtiyaclar öyle Rahat  Karsilanimayacak  ve adeta T.C´nin arka Bahcesine Dönüsecek ve T.C´ye tam Bagimli olacak ve Istedigi Zaman da ordaki Kürdleri Ac Susuz Birakabilecektir. Bu Türklere de Hic Güven olmaz Cünkü T.C Devleti Dünyada En Haramzade Devlettir  hep Ceteler tarafindan Yönetilen bir Devlettir. Böyle bir Devletin Insafina Kalmak da pek Hos ve Yasanabilinecek bir Durum degil yani Bunu unutmamak gerek. Bu gelecek Problemlerin önünü simdiden kesmek icin, YPG´nin Hedefi Akdeniz ve Tek Parca bir  Rojava olmalidir ve dedigimiz gibi diger Kürd Partileri ile daha Kollektiv ve kooperativ olmak zorundadir. Insallah anlasamadiklari konularda Kurdistan-î durus sergileyerek Anlasmazliklari öyle ortadan Kaldirilar. O zaman Özgür Kurdistan´a bir Adim Daha Yaklasmis oluruz. Silav û Rêz

HIzbullahci biri burada mertlikten soz ediyor. Herhalde Kurdleri hafizasiz zannediyor. Turk polisi arabalari gozetiminde sucsuz, sivil Kurdlerin kafasina kursun siktiginizi hala unutmadik. Sizin Kurdlukle ilgili hic bir hassas durumunuz olamaz. Siz disarida Islami guclere icerdede TC ye baglisiiz. Bana delil sun deme cunku oldurdugunuz bir cok insanin akrabalari ile konustum. Bir cok siradan insan ile konustum. Sizin korkunuzdan artik kiz cocuklari evden disari cikamaz olmustu. Siz bin tane Kurdistan kursaniz bile hic biride yasamam. Afrikanin en geri kalmis ulkesinde yasarim ama sizin kuracaginiz Kurdistandan uzak dururum.

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Medya

Rojava'da ya “Kanton demokrasimizden payınızı alın ya da sizi yok sayarız” düşüncesine dair politik ilgi alanlarının darlığı-genişliği bağlamında yaklaşmak kişiyi hain, işbirlikçi, petrolcü, bezirg