ala kurdistan
Ey Reqîb

İsmail Beşikçi İle Röportaj- Hülya Yetişen

Ne zaman kafamız karışsa, düşüncelerimizin doğruluğunu Beşikçi Hoca’nın düşünceleri ve sözleriyle test ederiz. İsmail Beşikçi, Kürd ve Kürdistan sorununun aydınlanmasında ve düşünce özgürlüğü sorununda Türkiye halklarının önemli bir entelektüelidir.

İsmail Beşikçi Hocamızla bu ikinci söyleşimdir. İlkine bu linkten ulaşabilirsiniz. http://www.kurdistan-post.eu/tr/roportajlar/ismail-besikci-ile-roportaj-hulya-yetisen

Ayrıca Barış Ünlü ve Ozan Değer’in  derlediği ‘İsmail Beşikçi’  adlı kitapla ilgili yazıyı şu linkten:

http://www.kurdistan-post.eu/tr/ismail-besikci-kitaplastirildi-hulya-yetisen

Geçmişe Tanıklık,İsmail Beşikçi-Yılmaz Öztürk Mektupları’ ile ilgili yazıyı da alttaki linkten okuyabilirsiniz.

http://www.kurdistan-post.eu/tr/gecmise-taniklik-besikci-ozturk-mektuplari

 

Hülya Yetişen: Hocam çeşitli çevre ve ülkelerden çok sayıda davet almanıza rağmen hiç yurt dışına çıkmadınız. Çıkmama/Çıkamama nedeniniz neydi? Güney’e Federal Kürdistan Yönetimi’nin davetlisi olarak mı gittiniz?

İsmail Beşikçi: Kürdler’in ve Kürdistan’ın bölünmesinde, parçalanmasında ve paylaşılmasında  başta İngiltere ve Fransa olmak üzere Batı devletlerinin çok büyük rolü vardır. Kürdler’in başına lanetli çorabın geçirilmesinde bu devletler büyük pay sahibidir.

Bunların bu tutumlarını protesto etmenin önemli olduğu kanısındayım. Kürdlerin önemli bir kısmının da, bu sürecin bilincinde olmadığı kanısındayım. Bunun da protesto edilmesi gerekir.

Bu tamamen kişisel bir tutumdur. Bugün Avrupa’da yaşayan ve çok iyi işler yapan arkadaşlar var.

Güney Kürdistan’a, Barzani Vakfı’nın davetlisi olarak gittik. İsmail Beşikçi Vakfı’ (İBV)nın kurulmasından sonra, yukarıda kısaca belirtilen ilkeleri yeniden değerlendirmek gereği ortaya çıktı. Kürdler’in kararlı mücadeleleri de bu ilkelerin yeniden değerlendirilmesinde rol oynadı.

Hülya Yetişen: Güney’de Üniversitelerde toplantılara katıldınız. Bilim ve düşün özgürlüğü açısından Güney Kürdistan’daki Üniversiteleri nasıl buldunuz?

İsmail Beşikçi: İfade özgürlüğü, özgür eleştiri bilim hayatının gelişmesi bakımından çok önemlidir. Güney Kürdistan’da, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde, üniversitede, basında, sivil toplum kurumlarında, bu temel koşulların ne kadar yaşama geçtiği hakkında  sağlıklı bilgilere sahip değilim. Ama,Irak’ın diğer yörelerine göre daha demokratik bir ortamın olduğu açıktır.

Hülya yetişen: Güney Kürdistan’a ilişkin nasıl bir izlenim edindiniz? Bağımsız denilebilecek federatif bir yapıya sahip olan Güney Kürdistan ne türden yapısal sorunlar yaşıyor?

İsmail Beşikçi: Kürd bayrağının dalgalandığını görmek, Kontrol noktalarında Kürd askerleri, Kürd polisleri görmek, hoş, güzel bir duygu yaratıyor. Sinemxan Bedirhan’ın evinde, 1927 de, Hoybun tarafından hazırlanan Kürd bayrağını da gördüm. Bu, bayrak, Kürdistan Bölgesel Yönetimi semalarında dalgalanan bayraktır. Bu insanın duygularını yükselten, yücelten bir etki yapıyor.

Hewler’de, Barzani Vakfı bir sokakta yer alıyor. Bu sokakta Barzani Vakfı’nın karşı tarafında bir kilise yer alıyor. Bu kilise bende, şu duyguları ve düşünceleri uyandırdı. İstanbul’da, Dolapdere’de bir kilise var. Ermeni kilisesi. Bu kiliseyi görünür kılmamak için yoğun bir çaba harcanmış. Kilisenin etrafına yüksek binalar yapılarak kilise adeta gizlenmiş Kapısı bile kolayca bulunmuyor. Taksim’deki Rum kilisesi de öyle. Taşradaki bütün kiliseler ise yakılmış yıkılmış, ören yeri durumunda.

Hewler’deki kilisenin böylesine görünür olması, sokağın, kilisenin canlı, dinamik bir yaşantısı olması,, Hristiyanlara karşı demokratik bir tutumun izlendiğini gösteriyor.

Güney Kürdistan’da tarımı, hayvancılığı, turizmi geliştirmek, bu alanlarda yatırım yapmak önemli olmalıdır. Kürdistan’da üretimi artırmak önemlidir.

Türkiye’yle, Türk yönetimiyle ekonomik, politik ve diplomatik ilişki geliştirmede de dikkatli olunmalıdır.

Hülya Yetişen: Yıllar sonrasında Bingöl’e de gittiniz. Bingöl’de ulusal uyanış açısından nasıl bir değişiklik gözlemlediniz?

İsmail Beşikçi: Kürdistan’ın her tarafında ulusal uyanışı izlemek mümkündür. Kürd dilini, sadece eğitimde yargı  alanında talep etmek yeterli değildir. Kürd dilini, toplumsal hayatın her yönünde egemen kılmak önemli olmalıdır. Anadilinde eğitim, mecburi eğitim her zaman savunulmalıdır. Zazalar’ın, Kurmancki konuşan, Zazaki konuşan Kürdler olduğunu bilmek önemlidir. Kızılbaşlığın, Aleviliğin, İslamlığın dışında bir inanç olduğunu bilmek de önemlidir.

Kürdlerle, Kürdistanla ilgili çalışmalar, Ermeni sorununun, Süryani sorununun, Pontus sorununun vs.  gündeme gelmesine, tartışılmasına da zemin hazırlamaktadır.

Hülya Yetişen: Diyarbakır’da Kuzey Kürdleri Birlik toplantısına katıldınız. Bu konferansta sıkça vurgu yapılan neydi? Tartışılması ve öne çıkarılması gereken ana vurgu ne olmalıydı?

İsmail Beşikçi: 15-16 Haziran’da Diyarbakır’da, Birlik ve Çözüm Konferansı düzenlendi. Konferansın ana başlıklarından biri statü ile ilgiliydi. Ama bu konu fazla irdelenmedi. Kürdler, en azından federasyonu savunabilmelidir. Bu bakımdan Azadi İnisiyatifi’nden,  İbrahim Sediyani’nin tebliği çok önemlidir kanısındayım. Fikri Amedi’nin, Kadir Amaç’ın düşünceleri ve görüşleri de böyledir.

Hülya Yetişen: Rojava’da yeni bir defacto statüko ortaya çıktı. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Rojava’nın geleceği ne olabilir? Güney ve Kuzey Kürdistan siyasetleri buraya nasıl bir  yaklaşım göstermeli?

İsmail Beşikçi: Defacto durum korunmalıdır, savunulmalıdır. Kürdler’in ve Kürdistan’ın bölünmesinin, parçalanmasının ve paylaşılmasının bilincine ulaşanlar birbirlerini anlayarak, birbirlerine tahammül ederek defacto durumu korumaya çalışırlar. Birbirlerine tahammül etmemek, sonuçta, sömürgeci devletlere tahammül etmek anlamına gelir.

Hülya Yetişen: Taksim’deki Gezi Parkıyla başlayan Türkiye’deki kitlesel hareketi nasıl değerlendiriyorsunuz?

İsmail Beşikçi: Demokrasi, sadece 4 yılda bir yapılan seçimlerden ibaret değildir. Demokrasi azınlık görüşlerin de dikkate alındığı, taleplerinin mümkün mertebe karşılandığı bir rejimdir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, çevre, demokrasi ve insan hakları duyarlılığı olan grupları şiddet kullanarak bastırmaya çalışması çok yanlıştı. Bu, olayların büyümesine neden olmuştur. Bu aşamada, Başbakan’ı istifaya zorlayan,  hükümetin bir askeri darbeyle devrilmesini teşvik eden gruplar da ortaya çıkmıştır. Hak istemlerinin darbeye zemin yaratmamasına da dikkat etmek gerekir.

Hülya Yetişen: Hocam çok teşekkürler.

 

Yorumlar

Sayin Besikci Hocam,

Sizin Kürdler ve Kürdistan`i düsüncelerinize katilmamak elde degil.

Müsade ederseniz, Avrupa`ya cikmama konusunda Size bir elestirim olacak.

Benim sahsi düsüncem, Siz Avrupa devletlerine gelip, bunlarin baskentlerinde, Kürdistan ì nasil bölüp parcaladiklarini yüzlerine haykirsaniz, hepimiz icin  daha faydali olacagini ve Avrupalilari daha cok etkileyecegini düsünüyorum!

Cünkü Sizin buraya geldiginizde basin, Sizi tanitacak ve düsüncelerinizi tüm halk katmanlarina anlatacak. Bu da baris sürecini daha cok etkileyecektir.

Lütfen bu yurt disina cikmama kararinizi bir daha düsününüz!

Size saygilarimi sunar saglik ve basarilar dilerim!!!!!

 Sayin Hocam, sizlere sonsuz saygi ve sevgiler. Sizin gibi bir düsünür insan Türkiye´de hemen hemen yok gibidir. Gercekten Kürd olupta sizin bu onurlu fikirlerinizden ders almayanlar utanmalidir. Kendi tarih ve kültürünü ve gelecegini es gecenler tarih sahnesinden silinir, bu doga ve diyalektigin kanunudur. Eger biz Kürd halki , gelecek nesillerimize onurlu ve özgür gelecek mirasi birakmazsak lanetle aniliriz. Her Kürd bireyi cocuklarina sizin bu düsüncelerinizi aktarmak ve anlatmak sorumlulugu vardir. Kürdler birbirlerini saygi ve sevgiyle kucaklamali,hicbir yurtsever Kürd örgütü birbirlerini incitmemeli, elestiriler kirici olmamali.Kimsenin dokunulmazligi olmamali. Hata yapani tabiki elestirmeliyiz. Zaten biz Kürdler Bagimsiz bir devlet kuramadiysak bu sömürgecilerin güclü olmasindan degil, biz Kürdlerin birlik olamamasindan kaynaklaniyor.  Ben sahsen Güney Kürdistana defalarca gittim ve en önemli gözlemim, Hewlerde, Süleymanide ve diger Kürd kentlerinde Cocuklarimizin sabah okula baslamadan Ey RAQIB marsi esliginde göndere KÛRDISTAN bayraginin cekilmesidir ve bu görüntü gözlerimi yasartti ve bu onurlu yasami güney Kürdlerini kazandiran tüm sehitlerimizi rahmetle anar , tüm yurtsever Kürd partilerinide saygiyla selamliyorum. Artik tüm Kürdistani partilerinin kenetlenerek özgür bir gelecegi gelecek nesillere aktarma zorunlulugu vardir.

     50 milyonluk bir halk artik devletsiz kalmasi bir ayiptir, artik 50 bin nüfuslu Grönland dahi bagimsiz olmak üzeredir ve Kürdler bagimsizligi coktan haketti , yoksa genc nesillerimiz kurda kusa yem olur ve tarih sahnesinden siliniriz.

            Tüm onurlu Kürd yurtseverline Kopenhag´dan saygi ve selamlar 

              BIJI KÜRD U KÜRDISTAN

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News