ala kurdistan
Ey Reqîb

Bağımsız Kürt Devleti-Ahmet Kahraman

Güney Kürdistan, bağımsızlık için, 25 Eylül’de gerçekleştireceği referanduma hazırlanıyor.

Mesud Barzani, “Kerkük’ü, güç kullanarak ele geçirmeyi düşünen herhangi bir odak, bütün Kürdistan halkını karşısında bulacaktır" derken doğruyu söylüyordu.

Barzani’nin bu ön görüsünün boşuna olmadığını, örneklemek gerekiyorsa eğer, onlar Kuzeylilere mesafeli değil, dört başı bayındır biçimde karşıt, Türklerle ise birlik ve beraberlik ruhu ile candan dosttu. Türkler bu sırada, ilmikledikleri gülü bağlar sayesinde, Kürdistan’ın efendisi gibi davranıyorlardı. İki ülke yok, tek ülke ortak menfaat vardı. Bu amacın askeri stratejisi gereği olarak Türkler, Kürdistan topraklarında işgal gücü gibi davranıyor, gözlerinin tuttuğu tepelere, ortak düşmana (PKK) karşı birer askeri üs konduruyor, Barzani yönetimi de düşmanı ambargo ile köşeye sıkıştırmak için Rojava sınırına hendekler kazıyor, gümrük kapılarını kapatıyordu.

Türk-KDP ilişkileri o kadar sıkıydı ki, çalışmak ya da herhangi bir alanda iş kurmak için Güneye giden Kuzeyli bir Kürt, öncelik olarak aracılık etmesi için, “hatırlı bir Türk" arıyor, bulduğuna “hediye" adıyla rüşvet eşliğinde “arz-ı hal" eyliyordu.

Çünkü, arkasında “hatırlı bir Türk“ bulunmayan her Kuzeyli, muhtemel PKK’li idi. KDP, bu ihtimalden yola çıkarak, yakaladıkları Kürdü tutukluyor veya Türklere teslim ediyordu.

İşte bu devranda, Türklerin silahlandırdığı İslamo Faşist Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), bir gece ani bir hamleyle, Kerkük’e saldırıyor, kavşakları ele geçiriyordu. Erbil yönetimi, aldığı yara üzerine, pek tabii olarak öncelikle can dostu Türklere dönüp imdat sesi veriyor, yardım istiyordu. Ama pencereler kapalı, kapılar duvardı. Ankara’nın sesi, çaresizlikle kısıktı.

Dediklerine göre, IŞİD kendilerine de düşmandı. “Ellerinde rehine Türkler var"dı. Mazallah, yardım ettiklerini duyarlarsa, onlara zarar verebilir, Konsolos Öztürk Yılmaz’ın ölüsünü sokağa bırakabilirlerdi.

Dost kapısı kapalı ama, düşman bildikleri PKK, savaştaydı. Bölgedeki güçlerini derhal Kerkük ve Mahmur’a aktarmış, çatışmaya girmiş, pek stratejik alanı geri almış, Erbil yolunu da kesmiş, katillerin ilerlemesini önlemişlerdi.

Mesud Barzani, daha sonra bu iyiliğe karşılık olarak Mahmur’da PKK komutanlarını ziyaret edip, ağırlandığı evde bağdaş kurunca, Kürtler “nihayet kardeşlik pekişti" diye sevinmişlerdi. Ancak öyle olmadı.

Türk dostluğu şirin ve onlar Şengal’de, Afrin’de zamklanmış gibi birbirine yapışıktı. Türkler, bahçelerine girer gibi Kandil dağına bomba yağdırıyorlardı.

Buna rağmen, faşist çeteciliğin küçük ortağı Devlet Bahçeli’nin dediği gibi, Güneyin bağımsızlık hayallerini boğmak için, bir gece ansızın Barzani’nin kellesini koparmaya heveslendiklerinde, hiç kuşku olmasın, öncelikle Kuzeyli güçler önlerine çıkacaklardır. Tıpkı Erbili, Kerkük’ü işgale heveslendiklerinde olduğu gibi…

Öte yandan bağımsızlık, Kürt dünyasının ortak hayalidir. Hiç kimse, Güney’in vakti gelmiş bağımsızlığına karşı değildir. Bu gecikmiş bir haktır.

Kürtler, kimseden toprak istemiyorlar. Bulundukları yerde işgalci değil, o toprakların kültürünü yaratan, binlerce yıllık derinliği olan konuda yerlilerdir.

Atalarının buğdayı keşfedip, keçiyi, atı, sığırı ehlileştirdikleri, Med imparatorluğunu kurdukları bu topraklarda, yanı öz yurtlarında özgürce yaşamak istiyorlar. Bu amaçla can feda savaşıyorlar.

Çünkü Türkler, kimseden üstünde değil, ama hiç bir halktan aşağı da değildirler. Nüfusu bir milyon kişinin altında olan onlarca devlet var, dünyamızda. Ve bu dünyada 50 milyonluk nüfuslarıyla, Kürtler ana yurtlarında hala esirdir. Sesini çıkarmamaya karşı rehine. Yolda yürüyen, itilip kakılan ve “keyfine" nişangah yapılan köledir, bu çağda.

Ne kadar onur kırıcı….

Ama bu, Kürtlerin utancı değildir. Bu kara utanç, Kürt halkını demir ökçe altında ezen ırkçıları himaye eden, onlara destek veren “medeni" dünyaya aittir ki, tuh olsun...

Ama, Musa Anter’in hayalleriyle süslediği “Kımıl" hikâyesindeki çocuklar yetişti. Artık bugün, dün değildir. Yetişen çocuklar, bir ve beraber oldular. Modern ordular kurdular. Dünyada zaferlerinin şarkıları söyleniyor, bugün. İnsanlığa yaptıkları katkılar hikâye ediliyor.

Bu bakımda, önleri anılamaz bir güçtür, artık Kürtler. Bağımsız devletlerine kavuşmaları, gecikmiş haklarıdır. Güney, ilk sırada. Ötekiler, uç vermiş ardından geliyorlar…

Bağımsız olsun önce. Kalıcı olan budur. Bağımsız devletin, sonra örnek şekilde yeniden inşaası kolaydır…

Ne demişti usta:

"Evrende, değişmeyen tek gerçek değişimdir!.."

 

yeni ozgur politika

Yorumlar

Hejarê Şamil kullanıcısının resmi

Rêzdar Ahmet Kahraman 'ı  Yeni Özgür Politika'dan ne zaman kovarlar diye bazen düşündüm. Kovmadılar çünkü Ahmet Kahraman ağabeyimiz onları da idare etti. "Ortak vatancılar"a lazım olan mesajları 'bağımsız gazeteci' sıfatıyla zamanında verebildi .

Güney Kurdistan'ın Barzani önderliğinde bağımsızlaşmasına köküne, sapına kadar karşı ve düşman olan PKK yüksek yönetim camiasının çaresiz biçimde bağımsız Güney Kurdistan'a doğru ibre kırmasından birkaç gün geçiyor... 

Ahmet Kahraman ağabeyimiz  Bizi mi idare etti, ortak vatancıları mı? Tam anlaşılmış değil.  

Gene de "Bağımsız olsun önce. Kalıcı olan budur. Bağımsız devletin, sonra örnek şekilde yeniden inşaası kolaydır…" cümlesine "like" konulur. 

Bu yazıyı okurken bir anlık bravo diyesin gelir, ancak diğer yazılarında olduğu gibi biraz türklere küfür eder gibi bir azda edebiyat yaparak Kürtlerin hassasiyetlerini alıp coşuyor, tek meziyeti ise güç-iktidar merkezllerin kanatları altında başkalarına sataşmak,bu zatın bu güne kadar yazdığı hiç bir yazısında kürtlerin birliğine katkı yapan hiç bir yazıya rastlamadım, oysa Kürtler böyle yaışını başını almışlardan birleştirici nasihatter bekliyor. Hulasa huysuz huyundan vaz geçmez derler ya yine birilerin gönlünü hoş etmek pahasına KDP-Barzani'ye saldırıyor. Sayın Ahmet kahraman bu yazı düpedüz bağımsızlık karşıtı !  Ape Müsa nın hayallerini karıştırmasanız iyi olacak !!!

 

Hejare Samil unutuyor ama Ahmet Kahraman hatirlatmis. Düsman geldiginde güney kürdistani koruyanda PKK dir. Sengali mahmuru kerkükü hatirlatalim.

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Rojname Kurdish News