Kürtlerin Kürtçeyle imtihanı - Bedel Boselî

 

 

21 Şubat Dünya Anadil günü geldi. Böylesi günler farkındalık açısından önemlidir.

21 Şubat'ın gelmesi bana bir anımı hatırlattı. 2011 yılının kışında Güney Kürdistan'da başıma gelen olay özellikle biz Kuzey'de yaşayan Kürtlerin çelişkisini ortaya koymaya yeterli bir örnektir. Allahtan oradaki bir gazetenin köşe yazarlığını yapıyorum. Yoksa paçayı kurtarmak zor olacaktı.

Bir gün Güney Kürdistan polisi beni tutukladı. Sebep: Olaylar var ve ben telefonla bir Kürt haber ajansına TÜRKÇE bilgi veriyorum. Kürdistan polisine göre suçum; Kürt haber kurumuna Türkçe bilgi verdiğimi söylememdi ve bu çelişkiliydi. Polis "Kürt kurumu ve Türkçe! Çelişkilisin" dedi. Dedim ki: "Aslında haklısınız biz çok çelişkili-sakat yaşıyoruz. Dilimize ihanet ettiysek Kürdistan'a da ihanet etmeye elverişliyizdir."

Pek çok Kürd'e,"Kürt" diyebilmek için bin bir şahit gerekiyor. Kürtçeye yaklaşımımız çok çelişkili olduğu için böylesi trajikomik sonuçlar ortaya çıkıyor.

Eskiden Türk Devleti, dilimizi, kültürümüzü yok saymak için elinden gelen her şeyi yapıyor, her türlü vahşeti uyguluyordu. Düşünün ki Devlet güçleri, Kürtçe Stran (şarkı) söylediği için Mehmîdê Xiyalê adlı sanatçının ağzını, ateşte kaynatılmış metalik bir sıvı ile doldurup öldürdüler. Başka birini de askeriyenin büyük çamaşır makinesinde yıkayarak öldürdüler.

Bugün vardığımız nokta nedir acaba? Direniyor muyuz?

Bence halk tabanında artık Türkçeye teslimiyet var. Eskiden devlet asimile ediyor, Kürtler ise direniyordu. Şimdi ise devlet asimile edici faaliyetlerini tüm gücüyle sürdürürken, Kürtler de buna gönüllü destek veriyor. Kürtlerin kendi dili ve kültürüne yaptığı kıyım oto asimilasyon olarak değerlendiriliyor.

10 Kürt 1 Türk'ün olduğu ortamda herkes Türkçe konuşur. Neden mi? Türk arkadaşımızın, yoldaşımızın, dostumuzun hatırı için. Varın bunun adını siz koyun.

Bunu da geçtik, artık evlerimizde bile seve seve Türkçe konuşuyor, çocuklara kötü örnek oluyoruz.

Bunu iyi anlamamız lazım: Kürtçe olmadan Kürt olunmaz. En canlı örneği Azerbaycan'dır. Asıl Azeriler (Türkmenler değil), biz Kürtler gibi Med halkının torunlarıdır. Ama kendi dillerini unutup onun yerine Türkçeyi kullanıyorlar. Artık kendilerine Türk diyorlar. Şimdi Azeriler, kendileri olmadıktan sonra, devlet sahibi oldu da ne oldu!?

Biz Kuzey Kürtlerinin Kürdistani ruhumuzu dirilişe geçirmemiz lazım. Ne sözde sosyalistlerin, ne de sözde Müslümanların anti Kürt yorumları bizi Kürdistanileşmekten alıkoymamalı.

Kendimiz olmaya karar verdiğimizde, bize gerici, milliyetçi, aşiretçi v.s. diyeceklerdir. Bunlara sadece gülüp geçmeliyiz. Nitekim Halil İbrahim Baran onları çok da güzel ti'ye almış. Bakın ne demiş:

"Kürdistan'ı savununca Kürt milliyetçisi oluyorsun. Kümesi savununca tavuk milliyetçisi oluyor musun? Acaba?"

Son BDP kongresinde yaşanan bir olay aslında çokça işlenmesi gerekirdi, bahsi bile geçmedi.

Geçen aylarda (2012) Ankara'da BDP kongresi gerçekleşti. Ne bir Kürdistan bayrağı vardı ne de Kürdistan marşı okundu. Mam Celal'in yardımcısı Kosret Resul davetliydi. Konuşma sırası gelince kürsüye çıkıp Kürt Ulusal Marşı Ey Reqib'i okudu. Bu davranışı büyük coşkuyla karşılandı. Aslında bu bir uyarıydı bizlere.

Konuşması Soranice olduğu için pek anlaşılmamıştı ama bunun yanı sıra şunu da demişti:

"Mandela'ya 'terörist' diyorlardı fakat özgürleşip ülkesinin başkanı oldu. Gandi'ye 'terörist' diyorlardı. O da özgürleşip halkının lideri oldu. Başkan Barzani'ye de 'terörist' diyorlardı fakat şimdi Kürdistan'ın başkanı. Başkan Talebani'ye de 'terörist' diyorlardı şimdi Irak'ın cumhurbaşkanı. Kime 'terörist' dedilerse o özgürleşip halkının başına geçti. İnşallah aynı şekilde Apo' da özgürleşecek ve halkının başına geçecek."

Siyaset ve özgürlük mücadelesinin dehalarından olan Kosret Resul, Ey Reqib okuyarak, bizi Kürdistani davranamamakla eleştirirken bir müjde de vermiş oluyordu.

Tabii ki bunun yanı sıra güzel şeyler de oluyor. Artık geç de olsa Kürt kurumları ve liderleri kendi dillerini daha sık kullanmaya başladılar. Özellikle Kürt Hareketi televizyonları, Kürtçe'ye ağırlık vermekle yetinmeyip, daha iyi Kürtçe kullanabilen kişileri ön plana çıkarmaya başladı.

Müslümanımız da, sosyalistimiz de bilmeli ki nasyonal olmadan enternasyonal  olunmaz! Nasyonal olmanın yolu anadilden geçer.

Bu vesileyle tüm Kürtlerin 21 Şubat Dünya Anadil Günü'nü kutlar, bol Kürtçeli bir hayat dilerim.

 

Bedel Boselî

bedelboseli@hotmail.com

(yuksekovahaber.com)

 

 

Yorumlar

Înşallah, bi vê minasebetê ve rêzdar Bedel Boselî jî ji vir û pê ve dê bi kurdî binivîse û Yuskekovahaber jî dê bibe "Gevernûçe". Te go çi?!

 

W X Q ,

. 'i'.

He hey  "gerdün"  ( 3 ) se  , disa sısene . Gumaname Kurda ji iro  disa  sıse [ 3 ] ' nin  'I'

Be Welad lı be Ziman u be Baweri Jiyan  Qe ne xuvwşe '!'

Welate me Kurdistan'e  lı zimani me Kurdi'ye  u  baweri'ya meji  mislimani ye .'i'.

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

RNN News

Medya

Rojava'da ya “Kanton demokrasimizden payınızı alın ya da sizi yok sayarız” düşüncesine dair politik ilgi alanlarının darlığı-genişliği bağlamında yaklaşmak kişiyi hain, işbirlikçi, petrolcü, bezirg