ala kurdistan
Ey Reqîb

Türkiye'nin AB İlişkileri ve Adalet Arayışı!-Mehmet Kobal

AB'nin son Türkiye Raporun'da 2019 kriz beklentisi ve Avrupa Parlamentosunda sıkça dile getirilen Türkiye ile müzakerelerin ve fonların askıya alınması ekonomik, siyasi krizi derinleştirecek gibi görünüyor. Türkiye’nin ağır insan hakları ihlali ve Kopenhag kriterlerine hiç bir şekilde uymaması söz konusu 2017-2020 dönemi için belirlenen 2.5 milyar Euro mali yardımların verilmeyeceği belirtiliyor.
Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Avrupa Birliği liderlerini “Nazi uygulaması” yapmakla suçlaması ve fakat Türkiye'de uyguladığı etnik, inançsal diktatör uygulamaları ise normal göstermesi sert kınanarak eleştiriliyor. Emperyal devletler, diktatör rejimleri olabildiğince kullandıkları biliniyor. Dolayısıyla şiddetle yöneten rejimleri iktidarda tutma ve düşürmeye vakıftırlar. Fakat yerlerine gelebilecek hükümetleri, siyasi, ekonomik çıkarlarına göre değerlendirmeleri, bazen bir iktidar değişimi ve bazende ağır bir yıkımla sonuçlanıyor.
 

Örneğin AKP, demokratik görünümlü yumuşak bir iktidar değişimi ve Kürd meselesini barışçıl yolla çözme iddiası ile hükümet olmuştu. Ama kitlesel katliam ve şiddetle yönetti. O nedenle gidişi gelişi gibi olmayacak ve yargılanması kaçınılmaz olacaktır. Türk cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 16 Mayıs 2017 ABD çıkarmasında korumalarına verdiği emirle protestocuların linç edilmesinde yaşanan şiddetten dolayı oniki koruması hakkında yakalama emri geçen hafta çıkarılmıştı. Keza Türkiye'yi, islam ideolojisi, mafiya çeteler politikasıyla yöneten Erdoğan'ın, şiddeti sınırlar ötesine taşıması ABD senatosunda yargılanabilirliğini gündemleştirdi.

Ayrıca Ankara Sultanı ile Doha Kralının, kaçak altından kara para aklamaya varan karanlık ilişkileri ve islami terörü finanse etme işbirliğinin Türk hükümetini'de kapsayarak resmiyet kazanması Zarraf skandalına yeni bir boyut kazandırdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’le (Agustos 2016) yaptığı görüşmede, Zarraf davasına müdahalede bulunduğu, keza Bekir Bozdag'ın üç gün arayla ABD adalet bakanı Loretta Lynch' le ayni nedenle görüşmesi basına Gülen görünümlü Zarraf pazarlığı olarak yansımıştı.

AKP, hükümeti, kendisini düşürecek bu skandalı, Kürdlere karşı savaşı tırmandırma ve AB ile yaşadığı krizi ırkçılık temelinde kullanması, AB için tehdit edici bir tehlike olarak afişlenmişti. Türk devleti, başından beri Suriye'nin bütünlüğü adı altında Araplar'la Kürdleri birbiri ile savaştırmak istedi. Bütün hedefi Kürdlere karşı Suriye masasında yer almaktı. Ama Kürdlere kurduğu tuzağa kendisi düştü.

O nedenle Suriye Kürdistan'ı somut bir resmiyet kazanmadıkça Ankara hükümeti, içerde ve dışarda savaşı tırmandırmaya devam edecektir. Başka türlü içine gömüldüğü karanlık ilişkiler, ekonomik iflas ve siyasi bunalımını gizleyemez. İlk seçimde kendi aklı ile hükümet olmayan ve sonraki gayrı resmi seçimlerle iktidarı gaspeden, bütün muhalefet odaklarını türlü iftira ve politik oyunlarla susturan, hapseden, öldüren, görevden alan, kitlesel şiddetle yöneten ve bu nedenle bütün meşruiyetini yitirmiş faşist islamist bir rejimdir.

Erdoğan yönetimi, altı yaşındaki çocukla evliliği ifade özgürlüğü kapsamında bulan ve ancak HDP Başkanı Selhattin Demirtaş, Kürd vekiller, belediye başkanları ve binlerce Kürd siyasetçisi keza Ahmet Altan, Mehmet Altan, Şahin Alpay gibi gerçekten fikir eleştirisi yapabilen araştırmacı, yazar, akademisyen ve 150'den fazla gazeteciyi eleştirilerinden dolayı hapseden, islamcı terörü müdafa eden mezhepçi bir tehlikedir.

ABD'li yazar Michael Rubin'in politik eleştirilerini bile hakeret kabul ederek hakkında dava açma emrini veren Erdoğan hükümeti pedofilliği bakanlar düzeyinde savunur hale gelmesi bir skandaldır !
Türkiye devleti, Suriye politikasını tarihsel Kürd düşmanlığı üzerinde sürdürdü. IŞİD, Elnusra, ÖSO gibi terör örgütlerin devletli rolünü oynadı. Ortadoğu planında normal bir devlet stratejisi ile politika yapamadı. Hiç bir hükmü kalmamış eski sınırların ''birliğini'' Kürdlerin statüsüzlüğü pahasına savunması ve Kürdlerin islamcı terör örgütlerine karşı harikulade direnişlerine karşı durması, ''Kobane düştü düşecek'' politikasından, AKP hükümetin tecrit ve düşüş aşamasına geldi.

AKP hükümeti hangi yönetim ve devletle  müttefik ilişkisine girdi ise sonu hayırlı olmadı. O nedenle Küdistan Federe yönetimi, geleceği belirsiz AKP hükümeti ile stratejik ilişki geliştirmemelidir. Erdoğan, Sultanlık hayalleri için dışındaki faşist, mafiyatik çetelerlede hertürlü işbirliği yapan ve iktidar gücünü daimi gerilim ve savaşta bulan dengesiz bir diktatör olarak kabul görüyor. Çünkü Türkiye'yi savaşsız yönetemiyor artık.

Bugün Irak ve Suriye fiilen üçe bölünmüştür. Musul ve Rakka sonrası bu doğal bölünme daha çok resmiyet kazanacaktır. Her iki Baas rejimi'de Kürd ulusal meselesini şiddetle çözme ve AKP hükümeti gibi anti demokratik politikadan ısrarlı olmuşlardı. Fakat sonuç her iki ülkeyide siyasi, askeri ve ekonomik yıkımla birlikte 24 Temmuz 1923 Lozan işgalin başlangıç sınırlarına götürmüştür. İşgal ve sömürgeciliğin yüz yıllık vadesini jenosid ve katliamlarla bitiren Türk devleti, Erdoğan hükümeti ile Baas rejimlerin izdüşümüne girmiştir.

Türk devletin Kürdlere karşı geleneksel soykırım politikası, AKP hükümeti ile doruğa çıkarıldı.  Olağan üstü hal, Militarist operasyonların süreklileşmesi, Jizofrenik baskıların etnik, inançsal boyutta sürdürülmesi ağır bir kitlesel patlamaya gebe görünüyor. Tabi onbeş yıldır bütün anti demokratik kararlarlardan, sınır ötesi işgallere kadar AKP hükümeti ile ortak hareket eden, CHP yönetimin son anda  Adalet arayış yürüyüşüne soyunması düşündürücüdür doğrusu !

Beştepe Saray Sultan'ın darbe planı ile binlerce insan hapsedildi ve yüzbinlerce insan sokağa bırakıldı. CHP, Erdoğan'ın karşıtlarını tasfiye etmek için planladığı darbeyi bile savundu. Aklı, dengesi yerinde olan herkes bilir ki, NATO destekli Kemalist Türk ordusu böyle uyduruk bir darbe yapmaz. Fakat CHP yöneticilerin inanmış gibi yaparak ''darbe'' ye destek olması ve olacakları bilmiyormuş gibi CHP li vekilin yakalanması ile adalet arayışına girmesi o nedenle şaibelidir.
 

CHP yönetimin Adalet yürüyüşü:
a) Erdoğan Türkiyesi yeterince teşhir ve tecrit oldu. Bundan ötesi yaşananlardan daha iyi olmayacağı dolayısıyla etnik, inanç parçalanma olgunlaşarak yol alacağı korkusu herkesi sarmış ve Adalet yürüyüşü ile başlangıç yapılmıştır.

b) Erdoğan diktatörlüğüne karşı kabaran kitlesel muhalefeti Adalet arayışı yürüyüşü ile milyonların katılımını engeleme, halkın öfkesini dindirme ve sembolik pasifist bir sonlandırmayla kitlelerin gazını alma ve gelecek seçimlerde CHP önderlikli, farklı katılımlarla köklü değişimleri engellemek gibi bir çok şey akla gelmiyor değil. Fakat sessiz kalmaktansa, kitlesel muhalefetle sokağa çıkılması gecikmeli'de olsa faydalı olacaktır. AKP hükümetin tamamlanmamış şeriat planı ve tek adam diktası mutlaka barajlanmalıdır.
 Medkobal@gmail.com     
23/06/2017
 

 

Yorumlar

Biz Kurdler artik Bu uykumu kabusmu neyse bundan uyanmamiz gerek, sayin yazarlarimiz artik halkimiza bos umutlar pompalamaktan vaz gecmeli , TCye disardan asla bir müdahele olmuyacak onlar bizim gözümüzle olaya bakmiyor onlarin zihniyeti ucu onlara dokunmadigi sürece yilan bin degil bir milyon yasasin, Dünyanin bütün büyük markalari TCde cirit atiyor onlarin gözünde TC büyük bir pazar ve mallarini satiyorlar, Güneydeki durumu görüyoruz sadece bir referendum kariri alindi herkes panikledi halbuki Irakin bütünlügümü kalmis yani aslinda Kurdlere su mesaj veriliyor tamam karar aldiniz ama savas cikarsa tek basinizasiniz, gerci ne zaman yanimizda oldular oda baska bir mesele, yani demek istedigim Son zamanlarda yazarlarimizda artik Tayyibi Bati yikacak artik yolun sonu gözüktü diye bence yanlis bir hava yaratiyorlar ve cok yanlis, biz Kurdleri kimse gelip disardan kurtarmiyacak tek kurtulusumuz birlik birlik yine birlik ve kendimizi koruyabilecek bir ordu Zor oyunu bozar artik bunu anlayalim. Tayyib daha dün Kuzey Suriyede bir terör devletine izin Vermeyiz diye aval aval bagiriyor ve yakinda bir kumar oynayip Rojavaya saldiracak bizimkiler buna ne kadar hazirlikli?? Bu adamin sakasi yok nefreti gercek azili bir Kurd düsmani , Kurdleri planlarini önúnde bir engel olarak görüyor, suanki savasi bizzat yönetiyor herif general admiral president hepsi bir arada. Birde sunu demeden gecemiyecegim PKK yada Kurdler Bu savasta hic bir zaman TC kadar ciddi olmadilar hep oyuna geldiler. Birde hicbir zaman onlar kadar TCnin bölüne bilinecegine TC kadar inanmadik. 

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Rojname Kurdish News